Giriş | Kayıt

  Ziyaretçi: 5 Üye: 0 Toplam: 5   ToplamUye: 247   Son Üye  Sarkisla_B..

Ana Sayfa

Neden BBP?

Tarihçe

Amblem

Tüzük

Program

Sitene Ekle

· GENEL BAŞKANIMIZ MUHSİN YAZICIOĞLU ... · TEKSTİL SANAYİCİSİ PAMUK İPLİĞİNE B... · Genel Başkanımız Kanal 7'de · GENEL BAŞKANIMIZ, AVŞAR KÖYÜ ŞENLİK... · GENEL BAŞKANIMIZ SİVAS'TA 

MENÜ

Ana Sayfa
Ziyaretçi Defteri
Hesabınız
Haber Gönder
Söyleşiler

GENEL BAŞKAN

Özgeçmişi
Konuşmaları
Fotoğrafları
Başkan'a Mesaj

RAPORLAR

Ekonomi
Din ve Devlet
Milliyetçilik

TEŞKİLATLARIMIZ

İl Başkanlığı
Merkez İlçe Başkanlığı

BAĞLANTILAR

BBP GENEL MERKEZ
Alperen Ocakları
Avrupa Türk Birliği
BBP İstanbul
Aytekin Kulmaç
Haber Hilal

KİMLER BAĞLI

Hoş geldin, Misafir
Nickname
Şifre
(Kayıt Ol)
Üyelik:
Son Üye: Sarkisla_BBP
Bugün: 0
Dün: 1
Toplam: 247

Şu An Bağlı:
Ziyaretçi: 5
Üye: 0
Toplam: 5

PİYASALAR

Webmasterim.Com

Program


















Sayfalar


:


 1




2




3




4




5





İnanan, inandığı gibi yaşamak isteyen her insan, siyasetle ilgilenmek, siyaset yapmak zorundadır. Çünkü, her inancın kendi inanç çerçevesi içerisinde siyaseti vardır. Bu siyasetini hayata geçirmesi için de siyaset yapmak durumundadır. Aksi halde siyasi iktidar; değer tanımayan bir avuç azınlık içinde dolaşan bir nimet haline gelecek ve inananlar yönetilen çoğunluk olarak kalmaya mahkum olacaklardır. Öncelikle kötülükleri hayattan söküp atmak ve yerlerine insan fıtratına uygun iyiyi, güzeli koymak için siyaset bir mecburiyettir. Nefse tapınmaya, iktidar hırsına, tahakküm arzusuna dayanan siyaset anlayışı; iyilikleri emredenler meydanı boş bıraktığı anda hükümran olacaktır.


     Nitekim bugün Türkiye’nin yönetim seçkinleri, hep küçük bir azınlık olarak kalmışlardır. Onların yönetiminde Hakk’ın ve halkın rızası değil, Batı’nın rızası aranmıştır. Birbirinden farkı olmayan partilerin oluşturduğu siyasi yapı; lider sultaları, şahsi kaprisler ve yalanlar üzerine inşa edilmiştir. Halk çaresiz, en az kötüyü seçmeye zorlanmış, demokrasinin temeli olan seçme hürriyeti işlemez hale gelmiştir. Gelenin gidenin arattığı; siyasetin devlet imkanlarını peşkeş çekmek, halkı soymak için yapıldığı bir ülkede demokrasiden, Hakk’ın ve halkın rızasına dayalı siyasi iktidardan söz edilemez. Toplumu ve devleti batıracak olan bu anlayış, siyasetin tek ve geçerli şekli olamaz.

     Bizler bu çarpık siyaset anlayışını yıkmak, milletimize çare olmak için Büyük Birlik Partisi çatısı altında biraraya geldik. Siyasetle, iktidar olmakla ilgili değer tanımaz bütün anlayışları reddediyor ve milletimize yepyeni bir ufuk vaad ediyoruz.

     Siyasi iktidara talibiz. İktidarı bir avuç azınlığın elinden alıp, gerçek sahibi olan milletimize iade edeceğiz.

     Siyasete ahlakı hakim kılacağız. Siyasete seviye ve itibar kazandıracağız.

     Siyaseti kendi başına bir gaye olmaktan çıkarıp, milletimize ulaşmanın ve hizmetin bir vasıtası yapacağız.

     Siyaseti parçalayan, insanları birbirine düşman eden bir kavga sahası olmaktan kurtaracak, hoşgörüye, uzlaşmaya ve birliğe dayalı gönüllerin fethi hareketine dönüştüreceğiz.

     Milletimizin, belirsizliklerle dolu geleceğimizin, bizden beklediği bunlardır. Zamanın artık gelmiş olduğuna hükmederek kutlu bir sefere çıkıyoruz.

     Türk Milleti, İslam alemi ve bütünüyle dünya, belirsizliklerle dolu yeni bir çağa adım atıyor. İnsanlık tarihi yeni bir döneme giriyor.

     Son iki yüzyıldır hasta adam, azgelişmiş ülke sıfatlarıyla anılan ülkemiz için gelmekte olan çağ, geniş bir ufuk, parlak bir istikbal vaad ediyor...

     Türk Dünyası, yüzyıllardır arasına konulan engelleri birer birer parçalıyor. Türk aleminin sosyal ve ekonomik işbirliğinin gerçekleştireceği bir ufuk önümüzde uzanıyor. Türkiye, uzun tarihi tecrübesi ve bünyesindeki dinamik enerjiyle yeni dünyanın kurucu gücü olmaya aday bir konumda bulunuyor. Bu umut vaad eden geleceğe karşılık daha şimdiden önümüze bir yığın engel çıkartılıyor, doğmakta olan gücümüzü boğmak için bin türlü oyun oynanıyor.

     Güneydoğu’da yüzyıllardır aynı dini, aynı tarihi, aynı kaderi paylaştığımız ve bölünmez bir milletin mensupları olduğumuz kardeşlerimiz, bizden koparılmak isteniyor. Türkiye, Orta Asya’daki soydaşlarımıza Batı’nın menfaatlerini, çürümüş değerlerini taşıyan bir taşeron konumuna itiliyor.

     Belirsizliklerle dolu yeni çağda müreffeh ve adil bir toplum kurmamız, insanlığa huzur ve barış armağan edecek bir güce ulaşmamız, milletimizde zaten var olan hasletleri milli politikalara dönüştürmemize bağlıdır.

     Türkiye’nin mevcut siyasi yelpazesi ve bu yelpaze içinde kurulu partiler, dev bir bünyeye giydirilmek istenen cüce elbiseleri gibi durmaktadırlar.

     Türk milletinin, gelecek yeni çağda, siyasi geçim kaynağı olarak gören, devlet imkanlarını sağa-sola peşkeş çekme yarışı olarak anlayan, halkını ezen, yoksulluğa mahkum eden, lider sultalarını devam ettirmeyi temel şart sayan siyaset anlayışlarının gelişme bulabileceğine inanmıyoruz.

     Milletimizin insanlığa huzur vermiş hasletlerini, inançlarını rehber edinen, adil-huzurlu bir toplum kurmayı amaçlayan ve siyaseti bir benlik kavgası olarak değil, milli iradeyi hakim kılma gayreti olarak gören gücünü milletin inançlarından alan bir siyasi partiye ihtiyaç duyduğu aşikardır. Allah’ın izniyle niyetimiz, milletimizin beklediği kadro olmak ve şerefle dolu yeni bir tarihi başlatmaktır.

     Siyasete yeniden itibar kazandıracak birleştirecek ve kucaklayacak, katılımcı ve sivil bir anlayış üzerinde yükselerek, Türkiye’yi 21. Yüzyıl’da layık olduğu mevkie getirecek, adaleti ve birliği tesis edecektir. Büyük Birlik Partisi, işte bu partidir.

SİVİL TOPLUM

     Aile toplumun temelidir. Geleneksel Türk-İslam ailesinin gücünü muhafaza etmek için toplum ve devlet her türlü faaliyet men edilecektir. Toplumu ahlaken ifsad eden muzır neşriyat kaynağından engellenecektir. Bu tür neşriyatları hazırlayanlar ve tevziini yapanlar cezalandırılacaktır. Toplumda yardımlaşmayı, dayanışmayı sağlayan teşebbüsler teşvik edilecektir. Devlet bünyesinde yer alan devlet kuruluşları (Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Fonu vs. ) halkın yönetimine bırakılacak, devlet bu kuruluşlara gelir temin edecektir. Toplumda adalet ve hakkaniyet duygusunu hakim kılmak, sarsılan maşeri vicdanı yeniden sağlamlaştırmak için sosyal tesanütü, yardımlaşmayı ve hakkaniyeti cesaretlendirecek uygulamalar hayata geçirilecektir.

     Yoksulluk, rüşvet ve suistimallerin kökü kazınacaktır. Bunun için rüşvet alanı koruyan, suçun belirlenmesini zorlaştıran kanuni kayıtlar kaldırılacak ve bütün devlet kurum ve kuruluşları halkın denetimine açık hale getirilecektir. Kamu kurum ve kuruluşlarının harcamalarını denetlemek için her vatandaş yetkili olacaktır. Yolsuzluk, rüşvet ve suistimale yolaçan kamu görevlileri en ağır şekilde cezalandırılacaktır.Partimiz, siyasi iktidar dışında, halkın merkezi ve mahalli iktidara katılımını sağlayacak bütün kanalları açacak ve işletecektir. Her kademede halkın yönetme iştiraki ana prensip olacaktır.Sivil toplum, kendisine sahip çıkan toplumdur. İnsanlar, iktidarlarını, kendi rızaları doğrultusunda, katılımcı dayanışma ve işbirliği temellerinde gerçekleştirmelidir. Devlet bir ideal değil, bir vasıtadır; insanları daha mutlu , daha müreffeh, daha şahsiyetli kılmak için milleti meydana getiren fertlerin tecessüm etmiş iradesidir. Devlet, halkına hizmet için vardır.

     Milletinin iradesini içerde ve dışarıda gerçekleştirmek için vardır. Devleti insanları için bir vasıta ve hizmet kapısı olarak tutacak kuvvet sivil toplumdur. Yoksa, iktidarı elinde tutanlar kendi şahsi heves ve arzularını, devletin iradesi olarak takdim ve icraya kalkışırlar. Gaye olan insanı, devletin arkasına sığınıp vasıta haline getirirler. Türkiye'de bugüne kadar yapılan budur. Bunu engelleyecek güç, devleti halkının hizmetkarı yapacak olan sivil toplumdur.Bu mülahazalarla sivil toplumu ve onun iktidarını bütün Türkiye sathında kurmaya başlayacağız. Sivil inisiyatif Programı adını verdiğimiz sivil toplumu kurma; sosyal iktidarı gerçekleştirme çabamızın esasları şunlardır.

·                                      Her fert çevresindeki insanlardan sorumludur. Bu sorumluluğun gereği olarak çevresinde yaşanan haksızlıkları ortadan kaldırmak, zarar görenlerin zararını gidermek ve zor durumda olanların yardımına koşmak zorundadır.

·                                      Mahalle, köy, ilçe, işyeri gibi yerlerde meşveret meclisi oluşturularak sivil inisiyatif esasları hayata geçirilecektir. Heyette, siyasi görüşlerine bırakılmaksızın ehliyetli, liyakatli, mahallin önde gelenleri yeralacaktır. Heyetler, mutabakat çarımızda yer alan prensiplere göre teşekkül edecek ve çalışacaktır.

·                                      Sivil inisiyatif heyetleri mahallede yaşayan bir yetimden, ülkenin tamamındaki her konudan sorumludur. Bu sorumluluğunu elde ettiği halk desteğini ve sahip olduğu bütün imkanları kullanarak yerine getirecektir.

·                                      Heyetler, devlet kuruluşlarında (okul, hastane, adliye vs.) cereyan eden haksızlıkların üzerine gidecek, bütün kamu kurum ve kuruluşlarını denetleyecek, gördüğü yanlış uygulamaları, halkı seferber ederek düzeltecektir.

·                                      Sivil inisiyatif heyetleri, hukuki-meşru sınırlar içinde her türlü hak arama yolunu kullanacaktır. Dilekçe, protesto, pasif direniş, yürüyüş, teşhir vs. gibi.

·                                      Yeni nesillerin ahlakı ve faziletli insanlar olarak yetişmesi, sivil inisiyatif programının en önemli gayesidir. Bu gaye ile toplumu ifsat eden her türlü ahlaksızlık ve yozlaşmaya karşı Türkiye çapında bir kampanya açılarak; bulunan mahallerde ahlaksızlık kaynağı olan faaliyet ve vasıta engellenecektir.

·                                      Program, sosyal hayatın her kesimini, her anını ihtiva etmektedir. En geniş anlamda sendikalaşma ve teşkilatlanma yanında mahallin özelliklerine göre iktidar üzerinde baskı kurularak gerçekleştirilecektir.

MİLLİ SİYASET

     Siyaset anlayışımızın kaynağı ve dayandığı temel esas HALKA HİZMETTİR. Milletimizi yüzyıllardır ayakta tutan ve tarihte şerefli bir mevki işgal etmemizi sağlayan inançlarımız ve kültürel değerlerimizdir. Müslüman Türk kimliğinin belirleyicisi olan inançlarımız, milletimizi bugün ve gelecekte layık olduğu yere ulaştıracak vazgeçilmez prensipleri vermektedir. Bizler de siyasetimizin temeline bu prensipleri yerleştiriyoruz.

ÇOKLUK İÇİNDE BİRLİK

     Siyasetimiz bölmek ve parçalamak için değil, birleştirmek ve toparlamak içindir. Hedefimiz, temel prensiplerimiz etrafında bütün milli güçleri milli menfaatler ve ülküler etrafında toplamaktır. Bunun için Çokluk İçinde Birlik esasına dayalı olarak mutabakat arıyoruz.

     Çokluk İçinde Birlik prensibini, mutlak hakikatler dışında her türlü farklılığın, her türlü görüş ve kavrayış biçiminin meşru ve makul kabul edilmesi olarak anlıyoruz. Bu inanç ve kabul ile, kendilerini değişik isimlerle niteleyen farklı grup ve meşreplerin oluşturduğu milli güçlerin milli menfaat ve ülküler etrafında toplanmalarını savunuyoruz. Milli güçleri, tarihimizin faili yapacak anlayışın, milli mutabakat olduğuna inanıyor ve bu mutabakatı tesis etmek, için her türlü fedakarlığa ve feragate hazır olduğumuzu beyan ediyoruz.

SİYASET BİR HİZMETTİR

     Siyaset iyiliği emretmek, kötülükleri yasaklamak için lüzumlu olan bir vasıtadır. Siyaset hiçbir zaman gaye olamaz. Siyasetimiz savunduğumuz prensiplerin emrinde bir hizmet aracı olarak kaldığı sürece meşruiyetini sürdürecektir. Siyaseti baskıcı bir iktidar aracı olarak değil, teklif ve tebliğ edici bir ikna aracı olarak görüyoruz.

MEŞVERET

     Siyasi karar ve uygulamalarımızda, her safhada ve her alanda uyacağımız usul meşverettir. Meşveret, tabandan tavana kadar her ferdin siyasi kararlara fikir bildirerek, tenkit ederek ve uygulamaları bi'l-fiil denetleyerek iştirak etmesidir. Bu bakış açısıyla demokratik kurum ve kuralların daha çoğunu ve daha kapsamlısını talep ederek savunuyoruz. Demokrasiyi, halkın seçtiği temsilciler eliyle yönetilmesi, yani iktidarın küçük bir azınlığa teslim edilmesi değil; halkın her safhada yönetime katılması olarak tarif ediyoruz. Temsili demokrasi anlayışı yerine katılımcı demokrasiyi, halkın kendini yöneten bir güç olarak, siyasi iktidarın zirvesine yerleştilirmesini talep ediyoruz.

PARTİ ANLAYIŞIMIZ

     İnsanların yanılmazlığı, putlaştırılması üzerine inşa edilmiş lider sultalarını, lider karizmalarına dayalı siyaset anlayışını reddediyoruz. Büyük Birlik Partisi, bir lider partisi değil, sürekli istişare eden, denetlenen bir kadro partisidir. Parti yönetimi halkın sözünü, düşüncesini siyasete aktarmak, halkın iradesini temsil etmekle görevlidir.

LAİKLİK

     Büyük Birlik Partisi, Cumhuriyetin temel niteliklerine saygılıdır. Laiklik, din ve vicdan hürriyetinin temel kabul edildiği, tüm din ve inanç sistemlerine karşı tarafsız davranıldığı bir sistemdir. Laiklik, devletin felsefe ve din karşısındaki tarafsızlığıdır. Laiklik insanlara değil, kurumlara, yani devlete özgü bir durum olup, devlet kamu hizmeti sunarken, kanun önünde eşitlik, temel hak ve hürriyetler ilkelerini ihlal edemez. Bu anlamda herkes düşünce, vicdan ve din özgürlüğü hakkına sahiptir. Bu
















Sayfalar


:


 1




2




3




4




5











Copyright © Buyuk Birlik Partisi Sivas il Teskilati Tüm hakları saklıdır.

Yayınlanma: 2006-06-28 (1489 okunma)

[ Geri Dön ]


BBP Sivas İl Teşkilatı ©2006 - Atatürk Cad. Demirciler Ardı Mah. Nizam Sok. SİVAS -- Tel.: (346) 223 64 64