Genel Başkanımız Sayın Muhsin Yazıcıoğlu Avrupa Komisyonu’nun raporunu değerlendirdiği konuşmasında, AKP iktidarına referandum çağrısında bulundu.
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin
Yazıcıoğlu, Avrupa Komisyonu’nun raporunu değerlendirdiği konuşmasında, AKP
iktidarına referandum çağrısında bulundu.
BBP Lideri Muhsin Yazıcıoğlu, bugün parti genel merkezinde düzenlediği basın
toplantısında, Avrupa Komisyonu’nun raporunu değerlendirdi. AKP iktidarına
seslenen Yazıcıoğlu, AB konusunda Türk milletinin görüşlerinin neden merak
edilmediğini sorarak, iktidara referandum çağrısında bulundu ve “AB bir
medeniyetler projesi ise, Türkiye Cumhuriyeti Milletinin medeniyet anlayışını
ortaya koymasına fırsat verilmesini istiyoruz” dedi.
Yazıcıoğlu, şunları aktardı: “Hükümetten talebimiz; bu konuyu en kısa zamanda
-nasıl ki genel seçimlerin gününü belirten kanunu bir gecede çıkardıysa- Türk
kamuoyunun referandumuna sunarak AB konusundaki nihai kararımızın referandum
sonucu belirlenmesine fırsat vermesidir. Bunun da en kolay yolu, genel
seçimlerle birlikte bu referandumun gerçekleştirilebilir olmasıdır. İktidarı bu
konuda duyarlı olmaya, Türk kamuoyunun hassasiyetlerini dikkate almaya
çağırıyorum. AB karşısında yaprak gibi savrulan değil, milli bir abide gibi
duracak iktidar istiyoruz.”
Yazıcıoğlu Madde Madde Değerlendirdi
Avrupa Komisyonu raporunu madde madde değerlendiren Yazıcıoğlu, “Raporda Türk
Ceza Kanunu’nun 301’inci maddesinin, ‘şiddet içermeyen fikirlerin ifadesini
kısıtlamaya yönelik kullanılmasından’ şikayet ediliyor. 301. maddenin
değiştirilmesi, Kıbrıs meselesi, Ermeni iftirası, Rum-Pontus soykırım
iftiralarının AB İlerleme Raporu’na eklenerek, Türkiye’nin hazmetme kapasitesi
ölçülüyor. Hatta ifade özgürlüğünü daha da faşizan bir anlayışla kısan ve
"Yahudi soykırımını" inkar edenlerle Yahudiler aleyhine yayın yapanları
hapisle cezalandıran yasalar Avusturya’da, Fransa’da, Almanya’da, Hollanda’da,
Belçika’da, kısaca AB üyelerinin birçoğunda var. Buna şimdi bir de ‘Ermeni
soykırımı iftirası yalandır’ demeyi suç sayma modası eklendi. Bunlar ‘şiddet
içermeyen fikirlerin ifadesini kısıtlama’ değil mi? Hollanda’da Türk kökenli
milletvekili adayları, Ermeni soykırımını kabul etmiyor diye aday bile
yapılmıyor” şeklinde konuştu.
Çoğunluğun Uğradığı Baskılar Ne Olacak?
Yazıcıoğlu, konuşmasının devamında şunları aktardı: “Dini azınlıklar sorun
yaşamaya devam ediyor. Heybeliada Ruhban Okulu hâlâ kapalı diyorlar. Oysa,
çoğunluğun uğradığı baskılar gündemde yoktur. Türkiye’de azınlıkların değil,
çoğunluğun inançlarına yönelik kısıtlama var. ‘Alevilerin durumlarında
değişiklik yok ve ayrımcı uygulamalara maruz kalıyorlar’ deniliyor. Bu bölücü
kışkırtma değil midir? ‘Anadilleri Türkçe olmayan çocuklar Türk okul sistemi
içinde ana dillerini öğrenemiyorlar’ deniliyor. Ama Almanya’da Türk çocuklarına
okul bahçesinde bile Türkçe konuşturmuyorlar. Yeni diller üretmeye ve bu
dillerde eğitim yapılmasını istiyorlar. AB raporu yine baskıcı, çifte
standartlı, Türkiye Cumhuriyeti’ni rencide edici hükümlerle dolu çıkmıştır.
AB’nin bir hayal tüneli olduğunu unutmayalım.”
AB’ye ihtiyacımız olmadığını savunan Yazıcıoğlu, aslında başka alternatiflerimiz
olduğunu ifade etti: “Şu an AB’ye ihtiyacımız yok. İstismara, aşağılanmaya,
sorgulanmaya yönelik bir ilişki var. Türkiye’nin alternatifleri vardır:
Karadeniz Ekonomik İşbirliği, Akdeniz Ülkeleri Ekonomik İşbirliği, Türk Dünyası
ile işbirliği.”
Cenazeden Siyaset Projesi Üretilmez
Yazıcıoğlu, Eski Başbakan Bülent Ecevit’in cenazesinin 6 gün bekletilmesini
nasıl yorumladığı, cenazede provokasyon olacağı yönündeki haberleri nasıl
değerlendirdiğini soran basın mensuplarına, cenaze üzerinden siyaset projesi
üretilmeyeceğini belirterek, bütün kesimlere her türlü provokasyondan uzak
durması çağrısında bulundu.
Tehlikeli Gidiş
Yazıcıoğlu, son günlerde emniyet mensuplarına yapılan saldırıları hatırlatarak,
AB’ye uyum yasalarının emniyet güçlerimizin ellerini kollarını bağladığını ve
kendilerini bile korumayacak duruma getirildiğini dile getirdi. Eskiden emniyet
mensuplarının caydırıcılığı olduğunu, oysa şimdi elerinin kollarının
bağlandığını belirtti. Büyük şehirlerin kapkaç, gaspa terk edildiğini ve bu
gidişi çok tehlikeli gördüğünü sözlerine ekledi.
Atatürk’ü Rahmetle Anıyoruz
Öte yandan; Yazıcıoğlu, bugünün Atatürk’ün ölüm yıldönümünün 68. yılı olduğunu
hatırlatarak, “Atatürk’ü ölüm yıldönümünde rahmet ve minnetle anarken,
kendimizle bir muhasebe yapmamız gerektiğine inanıyorum. Çünkü ülkemizde uluslar
arası camiada bu müstesna devlet adamının yeterince incelenip, anlaşılmadığı, bu
yüzden de hakkında yalan-yanlış yargılara varıldığı kanaatindeyim. Oysa
Atatürk’ün hayatı, kişiliği ve görüşleri, başta ülkemiz olmak üzere diğer devlet
adamlarına ışık tutacak, yol gösterecek muhteşem bir hazinedir. O’nu yanlış
anlamak veya görüşlerini saptırmak, tüm insanlık için, özellikle de bizim için
büyük bir hatadır” diye konuştu ve “Toplum önderleri olarak bizler,
kolaycı ve saptırılmış slogan Atatürkçülüğü yerine, O’nun çocukluk ve gençlik
yıllarından itibaren yeşermeye başlayan sağlam ve milli karakterini, devlet
adamlığını ve ülkülerin dayandığı milli temelleri inceleyip, gençlerimize doğru
olarak aktarmak zorundayız” dedi.