Genel Başkanımız Sayın Muhsin Yazıcıoğlu, Antalya’da yapılan kampta ki konuşmasında "BBP'ye karşı linç girişimi başlatıldığını" söyledi.
BÜYÜK BİRLİK PARTİSİ’NE LİNÇ GİRİŞİMİ VAR
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu,
Kasım seçimleri ve Nisan ayında gerçekleştirecekleri Büyük Kurultay öncesi
partililerini aileleriyle birlikte Antalya’da kampa aldı.
Antalya'nın Manavgat ilçesi Side beldesi Silence Park Resort Otel’de 4 günlük
kampa giren partililere hitap eden Yazıcıoğlu, bugün bazı basın yayın
organlarında yer alan Hrant Dink cinayetinde azmettirici olarak tutuklanan Yasin
Hayal’in BBP ile ilişkileri olduğu yönündeki haberlere açıklık getirdi.
Geçtiğimiz günlerde önemli katılımlarla siyasetin gündemine damgasını vuran
Büyük Birlik Partisi’nin yükselişinden rahatsız olan bazı kesimlerin Büyük
Birlik Partisi’ne linç girişimi başlattıklarını söyleyen Yazıcıoğlu, “39
yıldır bu yoldayız. Ne iftiralar gördük. Her başına taş düşen önce bizi
suçlamaya kalktı. Ama olmadı. Olmayacak. Ne derseniz deyin, ne yaparsanız yapın
bu kervan yürüyecek” diyerek meydan okudu.
Yazıcıoğlu, “4-5 yıl önce mahkemede görülmüş, suç sayılmamış olan olayları şimdi
yeni olmuş gibi, sanki ilk defa duyuluyormuş gibi göstermek ahlaksızlıktır,
ayıptır. Yağma yok. Saygısızlık edepsizliktir. Herkes haddini bilecek. Hepsiyle
mahkemede hesaplaşacağız. Yargı sürecini yönlendirmeye çalışan soruşturmanın
gizliliğine rağmen kimi kişisel ilişkileri BBP’ye bağlayanlardan hesap
soracağız. Yağma yok. İftiralar nereden gelirse gelsin biz yolumuza yürüyeceğiz.
Bu yol, Türklük yolu, Türkiye sevdalılarının yolu, Türk Birliği’ne giden yoldur”
dedi ve savcıları göreve davet etti.

İyi Niyetli Değiller
Hrant Dink’in öldürülmesinden sonra atılan “Hepimiz Ermeniyiz” sloganlarını iyi
niyetli bulmadığını ifade eden Yazıcıoğlu, cinayetin arka planını ortaya çıkarma
yerine, cinayet üzerinden milli değerlerimizin tahrip edilme gayretine
dönüştürüldüğünü belirtti. Cinayet üzerinden yeni siyaset senaryoları
üretildiğine dikkat çeken Yazıcıoğlu, “Bu olayların temelinde bölücülük ve
kışkırtıcılık ayrıştırma ve etnik milliyetçilik ve ırkçılık Türk milletinin
küreselleşen kimliğini geri plana itme gayretkeşliği var. Bu gayret Türkiye’de
yeni gerginliklere yol açmıştır. Maktulun başında yürüyüş sırasında hepimiz
Ermeniyiz sloganlarını söyleyenler iyi niyetli davranmamışlardır. Bir de
‘Hepimiz Türküz’ deselerdi, o zaman empati yaptıklarını anlardım. Neden ‘hepimiz
insanız, hepimiz Türküz’ diyemediler? Çünkü temelinde samimiyet yoktur. Yeni
tahrik kapıları açılmak isteniyor. Elbette Anadolu boş değil. Toprağı sıksan
şuheda fışkıracak diyen şairin kutsallaştırdığı vatan toprağında, Türklüğü buram
buram yaşatacak olan, her tehdidin karşısında iman kalesi gibi duracak olan
milyonlar vardır. Onların hepsinin adına tercüman olarak diyorum ki: Bu
topraklarda asırlardır bağrımıza bastığımız, namusundan, malından, canından
kendimizi mesul tuttuğumuz tüm azınlıkların hakkına sonuna kadar sahip çıkar
zimmet kabul ederiz.”

Milletin Değerlerine Zarar Veremezsiniz
Yazıcıoğlu, şöyle devam etti: “Tarihin var olduğu günden bu yana var olan Türk
milletinin değerlerine kıl kadar zarar veremezsiniz. Türk milletinin kültürüne,
inançlarına bağımsızlık şuuruna, hürriyetine kıl kadar zarar vermezsiniz.
Herkesin yaşama ve inanç hakkını savunuruz. Ama kimseye de Türklüğümüze laf
söyletmeyiz. ‘Hepimiz Mehmetiz hepimiz Türk’üz’ deriz. Ey Türk, titre ve kendine
dön. Kendini bul. Balkanlardan Ortadoğu’ya kadar mazlumlar seni bekliyor. Diril
ayağa kalk. Artık ayağa kalkma zamanı. Kendimize dönme, dirilme, birlik olma
zamanı. Haydi Türkiye el ele Büyük Birliğe.”
AKP’ye Yüklendi
Konuşmasında AKP iktidarını ağır bir dille eleştiren Yazıcıoğlu, Başbakan
Erdoğan’ın derin devlet konusundaki açıklamaları için, “Derin devlet, sığ devlet
var. Yapacağım ama müsaade etmiyorlar” gibi bahanelerin BBP’nin kapısından bile
geçemeyeceğini söyledi. Yazıcıoğlu, “Tek bir devlet tanırız. O da Laik,
demokratik hukuk devleti” dedi.
Yazıcıoğlu, şöyle devam etti: “Büyük Birlik Partisi, kendini yenileyerek,
kadrolarını güçlendirecek. Ülke sorunlarını bir labarotuvar hassasiyetle tahlil
ederek, önce kendine güveniyor. Arkasına, sağına-soluna bakmadan Türk Birliği’ni
gerçekleştirecek, yeniden Türk-İslam Birliği’ni inşa edecek. AB kapılarında
sürünmeye gerek yok, sorgulanmaya, aşağılanmaya hayır diyoruz. Yok öyle yağma
diyoruz. Büyük Birlik iktidar yolunu açmıştır. Şafak söktü, gün ağardı. Şimdi
çalışma zamanı. Şimdi birlik zamanı. Şimdi Büyük Birlik zamanı. Şimdi birlikte
üretme zamanı. Bütün milliyetçi kadroları, bütün milletimizin ruh kökünden
beslenen muhafazakar, maneviyatçı kadroları bir araya getireceğiz,
buluşturacağız, birleştireceğiz. Büyük Birlik Partisi’ni iktidar yapacağız.
İktidarı muktedir yapacağız. Muktedir iktidarımızda göç duracak, yaylalar
şenlenecek, ovalar yeşerecek, insanımız üretecek, edebiyatta sanatta, ticarette,
sanayide, eğitimde, bilimde her alanda Türk’ün çağı olacak. Büyük
şehirlerimizdeki çeteleşmelere, kapkaça, gaspa kesinlikle geçit verilmeyecek.
Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarının iktidar olduğu bir ülkede, dağ başlarında
eşkıya gezemez. Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarının iktidar olduğu bir ülkede
büyük şehirlerimizi kuşatan, adeta esir alan, kapkaç, gasp, hırsızlık kesinlikle
sona erecek. Devletin içine çöreklenmiş olan vurgun, soygun, rüşvet talan asla
yer bulamaz. Ya devlet başa ya kuzgun leşe deriz.”

Başbakan’a Seslendi
AKP iktidarının 365 milletvekili ile iktidarda olduğunu belirten Yazıcıoğlu,
Başbakan Erdoğan’a şöyle seslendi: “Sayın Başbakan, işte 365 milletvekiliyle
iktidarsınız. Daha fazla bu millet size neyi verecekti ki bahanelerden
kurtulasınız. Birazcık kulağınızı ABD, İsrail, İngiltere ve AB’ye vermek yerine
birazcık tarih okusaydınız, devlet nedir öğrenseydiniz, millete kulak verip
omurgalı dursaydınız. Anayasa’yı değiştirme şansı, eksik yasayı çıkarma hakkınız
var. Siz necisiniz ne yaparsınız? Ne diye oturursunuz orada? Kuş dili
konuşmayın. Dümdüz söyleyin, apaçık ifade edin kim devleti ipotek altına almış?
Kim devletin imkanlarını yanlış kullanıyor? Söyleyin, üzerine gidin, yasa mı yok
çıkarın, Anayasa mı engel oluyor değiştirin. Başka birtakım güçler mi mani
oluyor o güçlere karşı çıkın. Yapamıyorsanız, yapamadığınızı itiraf edin ve
çekin gidin bırakın gidin. Bırakın. Siz bostan korkuluğu musunuz? Millet sizi,
sorunlarını çözün diye gönderdi. ABD’nin, Ortadoğu sorununu çözün diye
göndermedi. İsrail’e taşeronluk yap diye göndermedi. AB’ye uşaklık yapın diye
göndermedi. İşbirlikçi olun diye göndermedi. küresel güçlerin işbirlikçisi olun
diye iktidar yapmadı sizi bu millet. Milletle işbirliği yapın.”