HEDEF TÜRKİYE
Tarih: 25.07.2006 Saat: 20:46
Konu: Genel Merkez Haberleri


Genel Başkan Yardımcımız ve Araştırmacı-Yazar Hakkı Öznur, Armagedon’un hedefinin Türkiye olduğunu söyledi.



İsrail Döktüğü Kanda Boğulacak!
BBP Genel Başkan Yardımcısı ve Araştırmacı-Yazar Hakkı Öznur’un Birlik Akademisi’nde yaptığı Ortadoğu’daki son siyasi gelişmeleri değerlendirdiği tarihi tespit ve analizlerle dolu konuşmasının özeti;

Armagedon Türkiye’yi Hedef Alıyor
Neo- Con Evangelist ittifakının Armagedon, yani kıyamet savaşı senaryolarında ülkemiz de hedef gösterilmektedir. Bu küresel baronların ve onların karanlık çetelerinin tek hedefi Türkiye’yi İstikrarsızlaştırmak bölmek ve parçalamaktır. Bunun için ülkemizin Ortadoğuda etkin olmasını istemezler Türk askerinin Kuzey Irak’a girmesine karşı çıkarlar. Amerikancı ve Siyonist uşağı Barzani ve Talabani gibi siyasi fahişeleri korurlar. Staretejik piyonları PKK terör örgütünü himaye ederler. Soros ve benzeri Türkiye düşmanı karanlık faaliyetler yürüten sözde vakıf görünümünde, gerçekte her biri Beşinci kol çalışmaları yapan içlerinde birçoğu Türkiye üzerine uzmanlaşmış ajanlarla dolu olan bu grupları ülkemize gönderirler, bunların da ilk işi müstemlekeci mandacı vatan haini işbirlikçileri kirli paralarıyla desteklemek onların bölücü faaliyetlerine imkân sağlamaktır.

İşbirlikçi Arap rejimleri Küresel Çetelerin emrinde
Arap dünyası ABD ve İsrail saldırganlığına göz yummaktadır. Özellikle otoriter ve totaliter rejimlerin hakim olduğu Arap ülkeleri ABD emperyalizminin, işbirlikçiliğini yapmaktadırlar. Bugün ABD ve Batı’ya teslim olmuş bu uşak ruhlu rejimler, Ortadoğu’daki Anti- emperyalist mücadelenin önünde birer engeldirler. Arap ülkelerinde iş başında olan kukla yönetimlerin İsrail’i değil de Hizbullah’ı suçlayan tavırları bunun en somutudur. Ortadoğu’nun kan ve gözyaşından kurtulmasının yolu bu dikta rejimlerin yıkılıp yerle bir olmasından geçer. Zaten küresel emperyal güçler, bölgedeki otoritelerini ve hukuk tanımaz kolonyal anlayışlarını bu dikta rejimlerine borçludurlar. Türkiye’deki kukla iktidarın da işbirlikçilikte, Arap ülkelerinde yönetime hakim olan emperyalizmin işbirlikçilerinden farkı yok hepsi dibine kadar pisliğe bulaşmışlardır.

Katliamlar Devam Ediyor Dünya Seyrediyor
Barbar İsrail ordusunun Filistin ve Lübnan’a yönelik insanlık dışı saldırıları durmadan devam ediyor. Uluslar arası toplum ise seyretmeye devam ediyor. Bırakın katil haydut İsrail ordusunu durdurmayı, ateşkes için bile hiçbir çaba göstermiyorlar. BM’nin adı var yaptırımı yok! BM’nin gücü ancak mazlum Müslümanlara yeter. Siyonist ve Haçlı çetelerine asla ses çıkartamaz. Batı hayranı mandacıların insan hakları ve özgürlüklerin garantisi dedikleri AB nerede? Haçlı zihniyetinin yapısına uygun olarak tabiî ki kutsal ittifak olarak gördükleri; Neo-Con Evangelik çetelerinin ittifakının yanında. Batı dünyası ne zaman baskı gören zulme uğrayan soykırıma maruz kalan Müslümanların yanında oldu ki? Onlar kanlı sömürgeci tarihleri boyunca mazlumların değil zalimlerin yanında olmuşlardır. Sözde barış kurucu, koruyucu, demokrasi ve insan hakları savunucuları nerede? Kimin yanındalar? Terör devleti İsrail’in yanında. İKÖ Arap Birliği gibi kurum ve kuruluşlarda ABD’nin küresel projesinde ona yardımcı olup adeta İslam dünyasında ABD, AB ve İsrail’e yönelik toplumsal tepkileri kırmaya yönelik dalga kıran rolü üstlenmektedirler.

Çağımızın Sömürge Mafyası G–8’lerde Siyonizm’in İşbirlikçiliğini yapıyor
Yine geçtiğimiz günlerde dünyanın 8 zengin ülkesinin bir araya gelerek oluşturduğu Rusya’nın ST Petersburg şehrinde toplanan G-8’ler denen emperyalist ülkelerin zirvesinde de beklenen sonuç çıktı: İsrail’in Nazi terörü işgalci kolonyal tavrı desteklendi. Mayaları, kan, işgal, sömürü, zulüm olan küresel sömürgecilerin emperyalist paylaşımlarını devam ettirmek için bir araya geldikleri G-8’lerin her toplantısı insanlık için yeni tehlikelerin habercisidir. G-8’ler hak hukuk tanımaz. Barışın ve demokrasinin baş düşmanlarıdırlar. G -8’lere mensup ülkelerin her birinin birçok kanlı sabıkası bulunmaktadır. Onun için İsrail’in hukuk tanımaz, Ortadoğu’yu kan gölüne çeviren, katliamlar yapan, Siyonist çeteci silahlı saldırgan yöntemlerine ses çıkarmazlar. Çeçenistan’ı işgal eden, soykırım uygulayan Faşist Rusya, Afganistan’ı ve Irak’ı işgal eden BOP projesi doğrultusunda İran’dan Filistin’e uzanan hatta bölgeyi emperyal siyasetleri doğrultusunda kaosa ve savaşa sürükleyen küresel diktatör Amerikan emperyalizmi, kankası İsrail’in güvenliği için İsrail’in her türlü terörist saldırganlığına destek verirler.

Küresel Diktatör ABD ile birlikte Rus Faşizmi de Siyonist İsrail’in emrinde
G–8, Globalleşme adı altında çağdaş küresel sömürgeciliği organize edebilmek amacıyla kurulan global bir çetedir. Mevcut haliyle G–8, geçmişteki sömürgeci anlayışlarını küreselleşmeye uygun yeni konseptlerle sürdürüyor Rusya da yapılan G-8’ler toplantısında İsrail’e çıkan destek kararı, çağımızın küresel sömürge mafyası G-8’lerin küstahlığını ortaya koymaktadır. İsrail’e destek sadece ABD’den değil; diğer süper güç olma noktasında hızla ilerleyen Rus faşistlerinden de gelmektedir. Mossad Rus istihbaratına da Kafkasya’da Orta Asya’da Müslümanlar aleyhine bilgi aktarıyor. Rusya ile İsrail’in diplomatik ilişkileri yoğun bir şekilde devam ederken, İslam’a bakışı İsrail’den farklı olmayan şovenist Putin’in dikta yönetimine İsrail hükümetinden ve istihbaratından büyük destek gelmektedir. Rusya da İsrail’in İslam düşmanı işgalci politikalarına kayıtsız şartsız destek vermektedir. Dünyadaki Siyonist kuşatma her yerde devam ederken küresel Siyonizm ABD ve Batı ülkeleri ile birlikte Rusya’dan da himaye görmektedir. BOP ‘un pislik çukurunda Rusya da yer almaktadır.

Hizbullah’ın direnişi Neocon ve Evangalist çeteleri çılgına çeviriyor
Amerikan İngiliz Savaş gemileri Lübnan açıklarına demir atıyor. ABD ve AB destekli İsrail, Filistin topraklarında işgalini sürdürürken kaçırılan iki askerini bahane ederek, havadan, karadan, denizden Lübnan’ı da vurdu. Başta Beyrut olmak üzere, birçok şehir kasaba ve köyler harabeye dönmüş durumdadır. Halk, İsrail saldırıları karşısında perişan bir haldedir. Lübnan sokakları tıpkı Filistin’de olduğu gibi İsrail ordusunun havadan karadan attığı bomba ve füzeleri sonucu hayatlarını kaybeden masum insanların parçalanmış cesetleriyle dolu.
İsrail’in saldırılarına Lübnan Hizbullah’ı kararlı bir şekilde cevap veriyor. Nasıl ki ABD Irakta başarılı olamıyor, direnişin gücü karşısında afallıyor, ne yapacağını şaşırıyorsa, İsrail de şimdi Lübnan halkından da önemli destek alan İran Devleti’nden açıkça himaye gören lojistik olarak da desteklenen Şii Hizbullah örgütünün silahlı mukavemeti karşısında bocalamaktadır. ABD ve İsrail yapımı BOP projesinin önünde Hamas ve Hizbullah Filistin ve Lübnan da önemli engeldir. Hamas ve Hizbullah engelli aşılmadan bu küresel ve emperyalist projenin başarılı olamayacağını Pentagon ve Telaviv bilmektedir. Bu küresel projeye göre önce bu iki örgüt halledilmeli ardından Suriye, İran bertaraf edilmeli, Türkiye parçalanmalıdır.
İsrail’in saldırısının kaçırılan askerleri ile bir alakası yok. Başka amacı vardır, 6 Haziran 1982’de Lübnan sınırını geçerek İşgal ettiği gibi yeniden işgal etmek ve bir çıkmamak. Daha da önemlisi Filistinli örgütlerden sonra bölgede etkin bir konuma gelen İran yanlısı Hizbullah’la hesaplaşmaktı. İsrail 1993 ve 1996’da Hizbullah’ı yok etmek istedi, ama gücü yetmedi. Dolayısıyla İsrail’in saldırısı bir intikam saldırısıdır. Bir direniş hareketi ve arkasında küçümsenmeyecek bir halk desteği olan Lübnan halkının yüzde 22’sini temsil eden Lübnan Hizbullah’ı 22 yıllık direnişi ile İsrail’in Mayıs 2000’de işgal ettiği Lübnan topraklarından çekilmesini sağlamıştır. 1982’deki İsrail’in işgalinden sonra Hizbullah’a katılan 1992’den beri Hizbullah’ın liderliğini yapan Lideri Seyit Hasan Nasrallah’ın İsrail’e meydan okuyan tavrı, Arap dünyasındaki halk arasında sempati yaratırken, başta ABD, AB ve İsrail’de de endişeyle korkuyla karşılandı. Lübnan parlamentosunda da 23 sandalyeye sahip olan Hizbullah, Lübnan’da bugün en etkin güçlerden biri. Bugünkü İsrail’in yayılmacı işgalci saldırılarına direnen Hizbullah’ın tavrı Neocon ve Evangelist çeteyi çılgına çevirmekte…

ABD ve İsrail Ekim 1983’ü Unutmasınlar!
Emperyalizmin ordularının Lübnan’da geçmişte unutmayacakları ve kendilerine bölgeyi terk ettiren pek çok ibret alacakları tarihi ders niteliğinde olaylar var. Uluslar arası güç diye bölgede bulunan ABD ve Batılı devletlerin Lübnan’dan çıkması için bunları hedef alan silahlı bombalı büyük saldırılar yapıldı. Bunlardan ikisi şu hadiselerdir: Birincisi 23 Ekim 1983’te Batı –Doğu Beyrut arasında bulunan ABD askeri üssüne düzenlenen 241 ABD askerinin ölümünden sonra ABD ordusunun terk etmesi gibi, ikincisi aynı gün yine aynı bölgede Fransız askeri karargâhına düzenlenen saldırıda 58 Fransız askerinin ölümünden sonra Fransa’nın karışması gibi. Tarih boyunca görülmüştür ki emperyalist işgaller hiçbir zaman kalıcı ve uzun ömürlü olmamıştır; eninde sonunda geldikleri gibi gitmişlerdir.

İsrail Ortadoğu’nun Haritasını değiştirmek istiyor
İsrail Lübnan üzerinden Ortadoğu’da haritaları değiştirmek istiyor; çünkü saldırının şekli ve boyutu bunu açıkça göstermektedir. 1975’te başlayan uzun yıllar süren iç harpten sonra sükûnete kavuşan farklı etnik ve dini yapısına rağmen bütün fraksiyonlara yönetimde yer verilerek kaostan kurtulan Lübnan’daki yeni süreç Siyonist İsrail’in işine gelmedi. Yeniden kalkınan, hızla büyüyen ve Doğu Akdeniz’de tekrar en önemli ticaret terminali haline gelen Lübnan’daki bu kalkınma hamleleri “Armagedon” peşinde koşan Siyonistlerin Büyük İsrail projesine darbe vuruyordu ve ABD ile birlikte İsrail, yeni savaş planlarını uygulamaya Lübnan’daki istikrarı vurarak başlattılar. 1960’ların sonlarından itibaren bölgedeki gücünü Amerika’ya devreden İngiliz sömürgecileri de Ortadoğu’da İsrail’in yanında yer alarak geçmişteki sömürgeci anlayışlarını aynen devam ettirmektedir. 10 yıl sonra Ortadoğu’da büyük ticaret merkezi haline gelecek olan Lübnan, İsrail son vahşi saldırılarıyla tekrar 35 yıl geriye gitti. İsrail’in Filistin ve Lübnan’daki soykırımı sürerken Arap hükümetleri ve halkları da hala sessiz ve vurdumduymaz. Ama Büyük Türk Milleti ayakta ve Siyonist katillere büyük öfke duymakta. Milletimizin, siyonist işgalcilere ve hamisi ABD emperyalizmine karşı Filistin’de, Lübnan’da ve Irak’ta katliama uğrayan, soykırıma maruz kalan Müslüman kardeşlerinin yanında olduğunu ortaya koyan milli ve İslami tepkinin binde birini Arap dünyası göstermemiştir. Türk milleti, Müslümanların kardeşliğini ülkenin dört bir yanında düzenlenen eylemlerle ortaya koymuştur.


Rice’ın ziyaret amacı İsrail’e destek sağlamaktır
ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice’nin Ortadoğu ziyareti de yeni saldırıların ve savaş senaryolarının devamından başka bir şey değildir. Küresel hedeflerinde Armagedon savaşı var. Bu savaş asla durmayacak. İran’dan Kızıldeniz’e kadar küresel BOP doğrultusunda işgaller, çatışmalar devam edecektir. Yanı başımızda devam eden emperyalist oyunlar ülkemizi de hedef almaktadır. ABD Başkanı, insanlık düşmanı, katil Bush 3 ay önce Lübnan Başbakanını Beyaz Saray’da ağırlarken Lübnan halkına övgüler dizerken, şimdi Siyonist katil çetelerine destek veren onları himaye eden tavırları ABD’nin ikiyüzlü alçak tavırlarından biridir. ABD Orta doğuyu tamamen kontrol altına alabilmek için İsrail’i bir çıbanbaşı olarak beslemeye devam ediyor. İsrail’i desteklemeye devam ettiği müddetçe Ortadoğu’ya barış ve huzur gelmez. Zaten küresel diktatör Amerika’nın bölgesel planlarında asla ve asla barışa ve kardeşliğe yer yoktur. ABD demek kan zulüm işgal ve sömürü demektir. Bugün Amerikan politikalarına hizmet eden AKP İktidarı da bölgede akan kanlardan ve gözyaşından sorumludur.

Ortadoğu Yanıyor Başbakan Tatil Yapıyor
Ortadoğu’da çatışmalar devam ederken Güneydoğu’da her gün vatan evlatları, Siyonist çetelerin emrindeki bölücü terör örgütü tarafından şehit edilirken, küresel sermayenin iş başına getirdiği bir İsrail projesi olan BOP’un da savunucularından Başbakan Tayyip Erdoğan da tayfasıyla birlikte Etkinlik Adası’nda tatil yapmakta, denizin keyfini sürmekte. Ama bu böyle devam etmez er veya geç emperyalizm döktüğü kanda boğulacak, işbirlikçiler de tarihin karanlıklarına gömülecektir.


24.07.2006







Bu haberin geldigi yer: BBP Sivas il ve merkez ilce Teskilatlari Resmi Sitesi
http://bbpsivas.net

Bu haber icin adres:
http://bbpsivas.net/modules.php?name=News&file=article&sid=135