Genel Başkan Yardımcımız Av. Edip Özbaş, İsrail’in Filistin ve Lübnan’daki katliamlarına duyarsız kalmadı ve sert tepki verdi.
BBP Genel Başkan Yardımcısı Av. Edip Özbaş, Kur’an-ı
Kerim’den bir ayet hatırlatarak, “Küfür tek millet oldu” diye konuştu.
Küfür Tek Millet Oldu
BBP Genel Başkan Yardımcısı Av. Edip Özbaş, dinlerarası diyalogçuları ağır bir
dille eleştirdiği konuşmasında, “Diyarbakır’da, Hatay’da, Mardin’de bilmem
nerede topladığınız hahamlarla, papazlarla, imamlarla birlikte ilahi (!)
söylemeniz fayda vermedi herhalde diyalog sağlamaya. Bakınız birlikte aynı
koroda görüntü veren hahamlar, Ortadoğu’nun Vampiri ve Frankeştaynı İsrail’in
döktüğü kana meşrutiyet kazandırmak için ne diyor: Çocuk kadın demeyip öldürün!”
şeklinde konuştu. Av. Özbaş, küfrün artık tek millet olduğunu belirterek, “Demek
ki: Elin adamı; Papaz elbisesi giyip, kuşanmanıza, caminin hemen yanına, havra,
kilise yapmanıza, yaptırmanıza aldırmıyor. Onlar yapacağı işe bakıyor.
Gerçekleştireceği projeye hayatiyet kazandırmaya çakışıyor. Bu korkunç manzara
karşısında unutmamamız gereken en önemli husus: Küfrün tek millet olduğudur”
dedi.
Vicdanınızla Hesaplaşın
Konuşmasında BOP’çuları da topa tutan Av. Özbaş, Küresel zalim ABD’nin Irak’ı
işgali esnasında gündeme getirdiği Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP) baş mimarı
İsrail’in son günlerde gerçekleştirdiği katliamlarla BOP’un bölge için ne anlam
taşıdığı konusunda ipuçları vermiş olduğunu söyledi ve konuşmasını şöyle
sürdürdü: “Haydi BOP’çular, diyalogcular, ABD’nin, AB’nin yerli işbirlikçileri
diye seslendiği konuşmasında şunları söyledi: “Haydi BOP’çular, diyalogcular,
ABD’nin, AB’nin yerli işbirlikçileri zulüm taşeronları, yamakları, yalakaları
yıllardır söylediğiniz ninnilerle uyuttuğunuz Müslüman’ın kanı dökülüyor;
‘kadın, çoluk-çocuk, genç-ihtiyar ayırımı yapılmadan dökülen kandan ne ölçüde
sorumluyuz?’ diye kendi vicdanınıza sorun. Bugüne kadar yaptığınızdan utanın ve
bundan sonra yapacaklarınızdan vazgeçin.”
Utançtan mı Susuyorlar?
BBP Genel Başkan Yardımcısı Av. Özbaş, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Dünyanın
Ortadoğu’daki katliamlara sessiz kalmasının AB’ye girme hülyasıyla, emperyalist
batının sunduğu her türlü projeye bir milli kurtuluş reçetesi gibi sarılıp,
destek verenlerin bugün pek sesleri çıkmamaktadır. Acaba oynanan kanlı oyunun
dehşeti ile duydukları utançtan dolayı mı bu suskunluk? Yoksa oyunun
mimarlarınca kendilerine taşeronluk veya yamaklık rolü verilmesi mi?”
25.07.2006