Genel Başkanımız Muhsin Yazıcıoğlu, “Bu vahşeti yapanlar Nazi katliamını yaşamış Yahudiler olamaz” dedi.
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu,
ayağının tozuyla geldiği BBP Genel Merkez’inde MKYK toplantısı yaptı.
Yazıcıoğlu, toplantı öncesi Suriye gezisini değerlendirdiği bir de basın
toplantısı düzenledi.
Bu önemli ziyaretten notların aktarıldığı toplantıda, BBP Genel Başkanı Muhsin
Yazıcıoğlu, İsrail’in yaptığı devlet terörünü yerinde gördüğünü belirterek,
“Bu vahşeti yapanlar Yahudi olamazlar” dedi.
Suriye Sınırından Otobüsle Geçtik
“BBP olarak 25 arkadaşımızla beraber geçtiğimiz Pazartesi günü otobüsle Suriye
sınırından girdik” diyen Yazıcıoğlu, Suriye hükümetinin gösterdiği yakın ilgiye
teşekkür ederek, kendilerine en üst düzey protokol uygulandığını belirtti.
Bunlar Nazi Katliamını Yaşamadı mı?
Suriye ziyareti sırasında Lübnan sınırına yakın mülteci kamplarını ziyaret
ettiklerini açıklayan Yazıcıoğlu, kampta hissettiklerini şöyle anlattı:
“Çocukların, annelerin feryatlarını, figanlarını dinlediğimde şöyle düşündüm; bu
vahşeti yapanlar Yahudi olamazlar. Nazi katliamını yaşamış, mağdur olmuş,
kendilerine sığınak aramış insanlar bunlar olamaz. Kendisine vatan aramış
insanlar bunlar olamazlar. Tüm insanlığı ve Nazi katliamının acı sonuçlarını
dedelerinden, babalarından dinlemiş olan bütün Yahudileri de İsrail terörü
karşısında tavır almaya ve Filistin ve Lübnan’ın yanında yer almaya
çağırıyorum.” Bu sözler üzerine toplantı salonundan yoğun alkış geldi.
Cesetler Paramparça
Yazıcıoğlu, toplantıda Suriye’deki yetkililerin kendisine anlattığı bir olayı
nakletti: “Fosfor bombasıyla saldırmışlar. Ceset bütün duruyor, ama kolunu
tuttuğunuzda kol kopuyor, ayağını tuttuğunuzda ayak elinizde kalıyor.” “Bunun
adı tam anlamıyla devlet terörüdür. İnsanlığımdan utandım” diye devam etti.
Beyrut’a ve Lübnan’a Girme Cesareti
Öte yandan, Yazıcıoğlu, Beyrut’a ve Lübnan’a da gitmek istediklerini, ama bu
ziyareti Suriye ve Türkiye yetkililerinin güvenlik açısından riskli bulduğunu
belirterek, izin alamadıklarını kaydetti.
İsrail İle Siyasi İlişkiler Dondurulmalı
Yazıcıoğlu, BM’nin oyalanarak zaman kazanmasını, İslam Konferansı Örgütünü de
duyarsız kalması yüzünden ayıpladığı konuşmasında “Çözüme yönelik karar
alamayan, İsrail’e karşı tavır alamayan tüm İslam ülkelerini de ayıplıyorum. Bir
an evvel BM’nin İsrail terörünü durduracak yaptırımı ortaya koyması gerekir”
şeklinde konuştu.
Yazıcıoğlu, izlenilmesi gereken politikaları da şöyle açıkladı: “Bu terör devam
ettiği sürece, İsrail’le siyasi, diplomatik ilişkiler askıya alınmalı. Devlet
gücünü terör mantığıyla kullanan İsrail’e tavır alın, siyasi ilişkileri dondurun
ve dış ilişkileri askıya alın. Bunları yapmazsanız, İsrail, işlediği
cinayetlerde haklı görüldüğünü düşünecek ve zulme devam edecektir.”
BBP Suriye Raporu Hazırlıyor
Öte yandan Yazıcıoğlu, Suriye gezileri ile ilgili bir rapor hazırlayacaklarını
ve bu raporu Türkiye’de Dış İşleri yetkililerine ve gerekli mercilere
sunacaklarını belirtti.
Türkiye’nin Birinci Sorunu Terördür
Yazıcıoğlu, Türkiye’nin birinci sorununun ise PKK terörü olduğunu bir kez daha
vurgulayarak, “Terör faaliyetlerinde tırmanış var. Anadolu’ya bayrağa sarılı
tabutlar geliyor. Analar ağlıyor, genç gelinlerimiz dul kalıyor. Ama biz, ‘Vatan
bölünmesin, bayrak inmesin’ sloganlarını dinliyoruz. Türkiye terörle ilk defa
yüz yüze gelmedi. Ama artık milletimizin canına tak etti. PKK ile mücadele, bir
başka küresel güce havale edilemeyecek kadar önemli bir olaydır. PKK ile
mücadelede asla zafiyet gösterilmemeli, nereden lojistik destek alıyorsa
arkasında kim varsa, Türkiye Cumhuriyeti bunların üzerine gidecek güce sahiptir”
şeklinde konuştu.
PKK’yı ABD’ye Havale Etmek Kediye Ciğer Teslim Etmektir
“PKK ile mücadeleyi ABD’ye havale etmek, kediye ciğer teslim etmek demektir”
uyarısında bulunan Yazıcıoğlu, “Zaten PKK, yıllardır dışarıdan maddi destek,
silah almadı mı? Kaçakçılıktan beslenmedi mi?” diye sordu.
Yazıcıoğlu, şöyle devam etti: “Türkiye yakın takip hakkını kullanarak, bir dış
operasyon yapmaya kalkışınca başta ABD ve AB ayağa kalktı. ABD, kendi
güvenliğini teminat almak için Afganistan’daki mağaralara operasyon yapabilir,
ama PKK’nın yuvasını dağıtacak operasyonu Türkiye yapamaz. AKP iktidarından
ortaya sağlam bir irade koymalı ve terör bataklığını kurutacak en ileri
operasyon yapmalı, PKK’ya destek veren ülkelere karşı da caydırıcı tavrını
ortaya koymalı.”
Bölge İnsansızlaştırılmaya Çalışılıyor
Türkiye’nin ikinci önemli meselesinin ise, İsrail’in, Filistin ve Lübnan
üzerinde yürüttüğü operasyon olduğunu ifade eden Yazıcıoğlu, “Bu operasyon,
askerlerin kaçırılması bahane edilerek, bölgeyi insansızlaştırma, korku, panik,
dehşet oluşturarak, bölge halkının göç etmesini sağlayarak, İsrail alanını
genişletme politikasıdır. İsrail, ABD ve İngiltere desteğiyle, Arap camiasının
da vurdumduymazlığından ve BM’nin karar almada gecikmesinden cesaret alıyor”
diye devam etti.
Seçmene Selam Yola Devam
Yazıcıoğlu, düzenlediği basın toplantısında dış siyasi ilişkilerden sonra iç
siyasi gelişmelere de değinerek, Türkiye’de şu an seçim kanununun tartışıldığını
ve AKP ve CHP’nin milletvekilliği yaşının 25’e indirilmesini gündeme
getirdiğini, bunun da tamamen popülist bir anlayış olduğunu belirtti.
Yazıcıoğlu, seçim sistemi ile ilgili şöyle konuştu: “3 Kasım seçimlerinden sonra
iktidarın 365 milletvekili vardı. Şimdi milletvekili seçilme yaşı 25 olsun diyen
CHP de ana muhalefet idi. Madem bunu istiyorlardı, neden seçimlere bir yıl
kalana kadar bekliyorlar? Çünkü seçimlere bir yıl kala meclisin alacağı karar o
seçimler için geçerli değil. Dolayısıyla sadece seçmene selam yola devam. Samimi
değiller. Kesinlikle demokrat değiller. Demokrasi ve insan hakları bunların
sadece sosları. Ana menülerinde hiçbir zaman demokrasi ve insan hakları olmadı.
Siyasi partiler yasasını demokratikleştirmeyen seçim kanununu adalet temeline
dayandırmayan bir anlayış zaten demokrat olamaz.”
Lidere Yaranan Değil, Millete Dayanan Milletvekili
Yazıcıoğlu, son olarak, BBP olarak kendilerinin daraltılmış bölge, 2 turlu, 2.
turda seçim işbirliğine açık olan milletvekili tercih sistemi bulunan bir seçim
kanunu istediklerini dile getirdi ve şöyle konuştu: “Bu hem bir partinin tek
başına iktidarını sağlar, hem de koalisyon kaçınılmaz olursa koalisyonun
sandıktan çıkmasını sağlar. Liderlerin değil milletin vekili seçilir ve meclis
daha kaliteli hale gelir. Meclisteki milletvekili liderine yaranmak yerine,
milletine dayanır. Demokratikleşme daha kolay sağlanır.”
BBP Seçim Çalışmalarına Hız Verdi
Yazıcıoğlu, MKYK toplantısında ise, seçim hazırlıklarını ve BBP’nin yaz
döneminde yaptığı çalışmaları ve faaliyet raporlarını gözden geçireceklerini
söyledi.