BBP Sivasİl Başkanı Sayın İsmail Yıldırım'ın 10 KASIM dolayısı ile yayınlamış olduğu mesaj haberin devamında sunulmuştur.
Kıymetli Gönüldaşlarımız ve Aziz Türk Milleti;
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk 68 yıl önce
aramızdan ayrıldı.
Her 10 Kasım, O’nun ebedi aleme gidişinin sene-i devriyeleri olması dolayısıyla
elbette ki milletimiz için üzüntülü günleridir. Ancak, bu günlerin yalnızca anma
ve matem günleri olmaktan çıkarılarak, Atatürk’ün bize bıraktığı eserlerin
zenginleştirilmesi ve yeni nesillere daha iyi anlatılmasına vesile kılınması
daha büyük önem taşımaktadır. 10 Kasımlar Atatürk’ün 57 yıllık hayatını,
mücadelesini, milletimize kazandırdıkları ve kazandırmak istediklerini doğru
anlama bakımından önemlidir.
Atatürk, iyi bir asker ve komutan olmasının yanı sıra kendi yaşadığı dönemi çok
iyi kavrayan bir aydındır.
Avrupa’nın 19. yüzyılda dünyanın önüne geçme sebeplerini değerlendirerek, yok
olmanın eşiğine gelmiş bir büyük milleti uyandırmış; zaferlerle, başarılarla
dünya yüzündeki saygın yerini yeniden almasının yollarını açmıştır.
Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkışla başlayarak, Milli Mücadele sürecinde ve
Büyük Millet Meclisi ile, milletimize yüzyılın nasıl bir gelişme dinamizmi ve
sorumluluk anlayışı gerektirdiği konusunda bir bilinç uyandırmak ve yol
göstermek istemiştir.
Mustafa Kemal Paşa, Meclis’in ilk toplantısından, Cumhuriyet’in ilan edildiği
zamana kadar, Türk toplumunda, millet olma bilincini ve milli dayanışma
düşüncesini uyandırmaya çalışmıştır. Milli Mücadele’nin bittiği günlerde de,
“Milli benliğine sahip çıkmayan milletler, başkasının şikârı olur.” diyerek
bu düşüncesini geliştirmiştir. Milli benliğe ve milletleşme sürecine işaret
ederek, çağın gereği olan yeni kalkınma yöntem ve hamlelerinin önemini
vatandaşları ile paylaşmıştır.
1923’te, “Milli emeller, milli irade, yalnız bir şahsın düşüncesinden değil,
bütün millet fertlerinin, arzularının, emellerinin birleşmesinden ibarettir.”
demiştir. Böylece, milletini çağın gerekleri ile buluşturmayı hedeflemiştir.
Çünkü yüzyılı çok iyi anlamak ve yeni gelişmelerin doğurduğu imkanları milletine
taşımak Atatürk’ün önde gelen özelliklerinden birisidir.
Yönetimin, yönetilenle barışıklığı esasına dayalı olan cumhuriyet, onun
ifadesiyle “Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir” düşüncesi, işte bu
buluşma ve çabalarda temel yönetim biçiminin ne olacağını ortaya koymaktadır.
Keza milli bir devlet, vatansever aydın ve idareci, milli benliği güçlü bir
millet olma değer ve ideallerinin sürekli koruması O’nun devlet anlayışının
temelini oluşturur.
Atatürk, dünyanın tanıdığı büyük liderlerden biri, 20. Yüzyılın ise, en büyük
lideridir.
1920-1938 yılları arasında sağlanan gelişme ve değişmeler, hem milletin
birbiriyle kucaklaşması, hem de çağ ile yarışmak düşüncesiyle
temellendirilmiştir. Uygulanması da, milletin çağdaşlaşmaya katılması ve ona
katkıda bulunması şeklinde olmuştur.
Ülkemizin en zor anında bile düşünüp ortaya koyduğu milli hedef ve stratejilerin
hatırlanması, bu tür çabaların anlam ve değerinin çok iyi bilinmesi, Atatürk’ün
ebedi istirahatgâhında huzur içinde yatması bakımından da önemlidir.
Milli hakimiyetine ve onuruna doğrudan doğruya sahip olmanın kıymetini iyi bilen
ve anlayan Büyük Türk Milleti, bu mukaddes hakkına yönelecek her türlü
tehlikeyle baş edecek güçtedir.
Bu düşüncelerle Atatürk’ü, Milli Mücadelemizin bütün kahramanlarını, bütün aziz
şehit ve gazilerimizi Gönüldaşlarımız ve Teşkilatlarımız adına bir kez daha
rahmet ve minnetle anıyoruz.
İsmail Yıldırım
BBP Sivas İl Başkanı