Genel Başkanımız Sayın Muhsin “Karadeniz Ekonomik İşbirliği, Akdeniz Ülkeleri Ekonomik İşbirliği, Türk Dünyası ile işbirliği” gibi alternatifleri olduğunu söyledi. .
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin
Yazıcıoğlu, AB Komisyonu İlerleme Raporu’nu, “Bu ilk değil” şeklinde
değerlendirdi.
BBP Lideri Muhsin Yazıcıoğlu, Türkiye’nin AB’ye ihtiyacı olmadığını ve
“Karadeniz Ekonomik İşbirliği, Akdeniz Ülkeleri Ekonomik İşbirliği, Türk Dünyası
ile işbirliği” gibi alternatifleri olduğunu söyledi.
BBP Lideri Muhsin Yazıcıoğlu, AKP iktidarının AB’ye karşı olan son günlerdeki
tavrını ise, “Türk kamuoyunun AB’ye olan olumsuz tavrını da bilerek dik durma
davranışları” olarak değerlendirdi ve bu tür davranışların seçmene selam ve
kamuoyuna karşı aldatma davranışları olduğunu dile getirdi. Yazıcıoğlu, şöyle
devam etti: “Ama önümüzdeki genel seçimlerde Türk kamuoyu, Türkiye
Cumhuriyeti Devleti seçmeni bu değerlendirmeyi çok iyi yapacak, iktidarın
koltuğunun altına sandığı verecektir.”
Türkiye’de geçmişteki ve bugünkü iktidarların AB konusunda teslimiyetçi bir
tutum sergilemelerini eleştiren Yazıcıoğlu, “AB ile birlikte olursak hayat
devam edecek, olmazsak hayat duracak gibi bir anlayış yansıttılar. Bundan dolayı
dayatmalar artarak sürdü. Küçük düşürülmeye çalışıldık. Daha önce de bu tip
raporlarla karşılaşmıştık. Bu ilk değil yani” dedi.
Savaşta Yenilmedik Alternatiflerimiz Var
Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak, çekincelerimizi çok daha anlaşılır bir
şekilde ortaya koymak zorunda olduğumuzu ifade eden Yazıcıoğlu, “6 Aralık
İlerleme raporunu Sayın Başbakan ‘Çok olumlu, ılımlı bir rapor’ olarak
karşılamıştı. Halbuki o raporun muhtevası da bundan farklı değildi. İlk başlarda
tepkisiz kaldılar. AB’ye karşı dik duruşu gösteremeyen iktidar, içeride tepkiler
yükseldikçe, itiraz ediyormuş gibi yapmaya başladı. Milli duruşu koruyacak,
milli heyecanı ortaya koyacak, Türkiye’nin alternatifleri olduğunu kesin bir
dille ifade edecek bir tavırları olmadı hiç. Sanki savaş yapmışız da yenilmişiz
gibi, AB her istediğini almaya çalıştı. AB’ye müracaat ederek stratejik olarak
doğru bir adım atılmıştı. Ancak şu an AB’ye ihtiyacımız yok. İstismara,
aşağılanmaya, sorgulanmaya yönelik bir ilişki var. Türkiye’nin alternatifleri
vardır: Karadeniz Ekonomik İşbirliği, Akdeniz Ülkeleri Ekonomik İşbirliği, Türk
Dünyası ile işbirliği.”
Dik Durursak AB’nin Tavrı Değişir
Yazıcıoğlu, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, dik durduğu ölçüde, AB’nin de bize olan
tutumunun daha ortak menfaatlere uygun ve daha ilkeli olacağını ifade ettiği
konuşmasında, “Hükümet, iktidara geldiği günden itibaren aynı şekilde dik
dursaydı ve müstemleke devleti gibi tavizkar tavır almasaydı, mutlaka
katedilecek mesafeler daha ileri düzeyde olacaktı. Şimdi hükümetin geçmişten
itibaren bir dik davranış gösterememesinin bize nelere mal olduğunu bundan sonra
da seçim yaklaştı diye Türk kamuoyu nezdinde sempatik görünmek uğruna ve Türk
kamuoyunun AB’ye olan olumsuz tavrını da bilerek dik durma davranışları seçmene
selam ve kamuoyuna karşı aldatma davranışlarıdır. Ama önümüzdeki genel
seçimlerde Türk kamuoyu, Türkiye Cumhuriyeti Devleti seçmeni bu değerlendirmeyi
çok iyi yapacak, iktidarın koltuğunun altına sandığı verecektir” dedi.