BBP Genel Başkan Yardımcısı araştırmacı-yazar Hakkı Öznur , Avrupa Türk Birliği teşkilatının (ATB) davetlisi olarak geldiği Avrupa da ki konferanslarına devam ediyor.
İki haftayı kapsayan büyük ilgi ve alaka ile takip edilen
konferanslara Avrupa Türk toplumundan büyük katılımlar olmaktadır.Ülkemizde ve
dünyada yaşanan son siyasi gelişmeler ve gündemdeki konuların tarihi bir
çerçevede ele alınıp analiz edildiği ve çok çarpıcı tespit ve tahlillerin
yapıldığı konferanslarda duygu dolu sahneler yaşanmaktadır.Hakkı Öznur en son
gelmiş olduğu Eislingen Türk Kültür Derneği’nde başta gündemde yer alan Hrant
Dink cinayetine değinerek , Ortadoğu da yaşanan kaosu ,Kerkük ve Musul
meselesini anlattığı konuşmasında özetle şunları söyledi;
“2007 yılının Türkiye için zor ve çetrefilli geçeceği belli idi . Ortadoğu’da
devam eden kaos Güneydoğuda devam eden bölücü terör eylemleri ve bununla beraber
ekonomideki kötü yönetim işsizlik yoksulluk ve cari açık, Türkiye’nin AKP
iktidarı tarafından felakete götürüldüğünün göstergesidir.Öte taraftan yaklaşan
cumhurbaşkanlığı tartışmalarının ve akabinde gerçekleşecek genel seçimin Türkiye
için önemini bilen küresel güçler ülkemizi siyasi ve sosyal bunalıma sürüklemek
için Hrant DİNK cinayetini planladılar ve uyguladılar.
Ermeni kökenli gazeteci Agos gazetesinin kurucusu ve genel yayın yönetmeni Hrant
Dink’in öldürülmesi ülkemizi iç savaşa sürüklemek isteyen etnik ve mezhep
çatışmasına zemin hazırlayan uluslararası istihbarat servislerinin ve karanlık
güçlerin kirli bir oyunudur. Hrant Dink’in öldürülmesi Türkiye’yi zaten içinde
bulunduğu küresel küs atmada yalnız bırakmak ve boğmak isteyen uluslararası
güçlerin menfaatleri doğrultusunda yapılan alçakça bir tezgahtır.
Hrant Dink in öldürülmesi Türklük ve Türkiye düşmanlarının işine gelmektedir.
Dink’in öldürülmesinin Türk milletine ve Türkiye’ye asla bir faydası yoktur. Bu
tip sansasyonel cinayetler ülkemizde yeni değildir. Yıllardır hep bir takım
sembolleşmiş kişiler hedef haline getiriliyor daha sonrada menfur saldırılarla
ortadan kaldırılıyor. Ülkemizde üç askeri darbe ve çeşitli muhtıralar
yaşanmıştır. Yakın Çağ tarihine baktığımızda , hep Türkiye’nin karışık olduğu
fırtınalı ve çatışmalı yıllarda ülkemizi askeri darbeye sürüklemek isteyen
egemen güçler, çıkar çevreleri iç savaş tahrikçiliği yaparak taşeron örgütler ve
kiralık tetikçiler bularak hep sansasyonel cinayetler ve eylemler yaptırmıştır.
Bugünde yine ayni senaryolar düzenlenmektedir. Dink in öldürülmesi Türkiye’nin
birliğini, bütünlüğünü bozmak isteyen karanlık güçlerin işine gelmektedir. Yeni
darbelerden medet bekleyen demokrasi düşmanı güçler bu tip cinayetlerle kirli
emellerine ulaşmak istiyor.
DİNK’İN ÖLDÜRÜLMESİ ERMENİ DİASPORASI VE ONLARIN ULUSLARARASI DESTEKÇİLERİNE
YARAMAKTADIR…
Dink’in öldürülmesi üzerine Türklük ve Türkiye düşmanı Ermeni Diasporasi ve onun
arkasındaki ABD ile diğer batılı emperyalist ülkeler harekete geçmiştir. Onların
amaçları bu cinayeti istismar etmektir . Ermeni diasporası ile bir çok konuda
farklı düşünen ve hatta onların bu yüzden boy hedefi haline gelen Hrant Dink’e
şimdi sahip çıkmaları tamamen bir politik senaryo gereğidir. Ve yine
söylediklerimizi haklı çıkartan bir olay ABD’de yapılan bir açıklama ile
gerçekleşmiştir. ABD’deki radikal Ermeni kuruluşlarını bünyesinde toplayan
Amerika Ermeni Ulusal Komitesi (ANCA) , gazeteci Hrant Dink`in İstanbul’da
uğradığı silahlı saldırıda öldürülmesinden dolayı Türkiye’yi suçladı ve bu
cinayeti, yeni “soykırım” tasarısını ABD Kongresinden geçirme çabaları
doğrultusunda kullanacağının işaretini daha şimdiden vermiştir.
ABD’deki Ermeniler Amerikan iç politikasının ürünü olan hem kongre hemde
temsilciler meclisinde önümüzdeki günlerde gündeme gelecek olan bir emperyalist
yalan olan sözde Ermeni soykırımı yasa tasarısını kabul ettirmek için bu cinayet
üzerinden faaliyet yürüteceklerini şimdiden ortaya koymuşlardır. Şu açıkça
bellidir bu sansasyonel eylem zamanlaması, planlanması ve seçilen hedef kişi
açısından Türkiye’nin içinde bulunduğu kritik dönemde meydana gelmesi asla
tesadüf değildir. Tamamen önceden hesaplanmış karanlık bir senaryo ortaya
konmuştur. Hedef bellidir Türkiye’yi istikrarsızlaştırmak ve içinden çıkılmaz
dönemeçlere sokmaktır. Ermeni diasporası şimdiden ABD ve bir çok ülkelerde
Türkiye karşıtı soykırım kararları aldırmak için yoğun lobi ve kulis
faaliyetleri yapmaktadır. ABD ve Avrupa’daki Ermeni diasporasi Hrant Dink’in
öldürülmesine üzülmemişler bilakis sevinmişlerdir. Hem sevmedikleri bir adam
ödürülmüş hem de bu kişi üzerinden sırf Ermeni olmasından dolayı uluslararası
alanda Türkiye aleyhine düşmanca propagandalarını sürdürecekleri bir ortam elde
etmişlerdir.
DİNK CİNAYETİ İLE KERKÜK UNUTURULMAK İSTENİYOR
Bu menfur cinayetle Musul-Kerkük gündemden düşürülmek isteniyor. Kerkük’ün
demografik yapısını değiştiren Kerkük petrollerinin ele geçirmek isteyen bu yıl
Kerkük’te il idaresi ve kimliği ile ilgili referandum yaparak işgal güçlerinin
himayesinde Kerkük’ü peşmerge şehri haline getirmek isteyen ABD işbirlikçileri
Barzani ve Talabani, Türkiye bu cinayetle uğraşırken onlarda bundan faydalanarak
hain amaçlarını gerçekleştirmeye çalışmaktadırlar. Bu cinayetin en çok memnun
ettikleri arasında Barzani, Talabani ve PKK vardır. Çünkü onlar Türkiye’nin kaos
ortamına bürünmesinden ve kaosun devam etmesinden çıkar ummaktalar. Türkiye DİNK
cinayetiyle sarsılırken Barzani Erbil’de yaptığı konuşmada Türk Devletine meydan
okurken tarihi bir Türk şehri olan Kerkük’ü hain emelleri doğrultusunda
peşmergeleştirmek isteyen iğrenç sözlerini bir kez daha tekrarlıyor ve
Türkiye’nin Irak’a askeri hareket düzenlemesine karşı çıkıyordu.
Barzani BOP’un Irak’ta bir taşeronu olduğunu bir kez daha göstermiştir
KÜRESEL MEDYA ERMENİ DİASPORASININ VE BÖLÜCÜLERİN SESİDİR;
Türk düşmanı tekelci medya yazılı ve görsel alanlarda DİNK cinayeti sonrasında
yaptığı yayınlarla Ermeni Diasporasının ve bölücülerinin sesi ve sözcüsü
olmuştur. Bu olay vesilesi ile Türk devletine, Türk Milletine ve Türk
Milliyetçilerine haince saldırılar yapılmaktadır. Bu cinayetin Türkiye
düşmanlarının çıkarlarına geldiklerini bildikleri halde cinayet olayını
çarpıtarak gerçekleri ters yüz ederek bir beşinci kol faaliyeti yürütülmektedir.
Güneydoğu ajan kaynarken CIA, MOSSAD, M-16 gibi bir çok uluslararası istihbarat
servisleri Türkiye’yi bölmek ve parçalamak için sağda solda taşeron örgütler,
taşeron tetikçiler ve işbirlikçiler kullanırken ajanlar , provokatörler iç savaş
tahrikçileri devletin içerisine kadar sizmiş bir şekilde karanlık faaliyetlerini
sürdürürken küresel güçlerin emrindeki tekelci medyada onlar ile ayni kulvarda
Ermenilere ve bölücülere hizmet etmektedir. Bu karanlık cinayeti Türk
Milliyetçiliği fikrine ve bu fikri savunanlara yıkmak iç ve diş odakların kirli,
adi ve şerefsizce yaptıkları bir saldırıdır. Türk Milliyetçiliğini savunanlar
her zaman kışkırtıcı eylem ve provokasyonlara kararlı bir şekilde karşı
çıkmışlar ve tavır koymuşlardır. Ülkemizi bölmek ve siyasi kargaşaya sürüklemek
isteyen bireysel cinayetler, faili meçhul olaylar, kitlesel çatışmalar
emperyalizmin ülkemiz üzerindeki örtülü bir harbidir. Türk Milliyetçileri ve
Ülkücüler her zaman emperyalizmin kışkırtmalarına ve onların işbirlikçilerinin
her türlü tahrikçi ve provokasyonlara zemin hazırlayan karanlık oyunlarına karsı
çıkmışlar ve bu oyunları bozmaya çalışmıştır.
ERMENİ DİASPORASI VE BÖLÜCÜLER DİNK’İN CENAZESİNDE BAŞROLDELER
Dink’in cenazesini istismar etmek için ne kadar Türk düşmanı komünist ve bölücü
grup varsa hepsi bir araya gelmişlerdir. Dink’in öldürülmesinden sonra yapılan
eylem, gösteri ve yayınlara baktığımızda amacın Dink’in cinayetini protesto
değil, bu cinayeti istismar ederek Türk devletine ve Milletine saldırmak olduğu
ortadadır. Bakınız hem cenaze öncesi ve hemde mezarlığa defnedileceği gün ne
kadar komünist bölücü mandacı işbirlikçi hain varsa hepsi karşımıza çıkmıştır.
Yurtdışından gelen Ermeni diasporası mensupları yurt içindeki bölücüler
sokaklarda birlikte yürüyerek Türkiyeye olan kin ve nefretlerini kusmuşlardır.
Geçmişte Asala-PKK iş birliği bugün yine Ermeni diasporası ve bölücü gruplarla
işbirliği ile aynen devam etmektedir.
AKP İKTİDARI ERMENİ DİASPORASINA HİZMET EDİYOR
AKP iktidarı yine iç ve diş politikalarda izlediği gayri milli siyasetle Türk
düşmanlarına kol kanat geriyor ve hizmet ediyor. Bugün Érmeni diasporasını
Türkiye’ye davet etmenin Türkiye’ye ne faydası var? Bu cinayetin uluslararası
planda Ermeniler’in işine yaradığını bilmiyorlar mı? Ülkemizin 1960’dan
1980’lere kadar yurt dışında onlarca diplomatımız Ermeni diasporasının ve
Ermenistan hükümetinin desteklediği Asala terör örgütü tarafından şehit edildi.
Niçin Ermeni terörü ve arkalarındaki uluslar arası karanlık güçler gündeme
getirilmiyor? Onlarca diplomatımızı şehit eden Asala terör örgütü ile
1970’lerden günümüze binlerce vatan evladını hain tuzaklarda kahpe pusularda
şehit eden PKK ve diğer terör örgütlerini himaye edenlerin arasında Ermeni
diasporası vardır. Asala ve PKK gibi taşeron örgütlerin bugünde açıkça görüldüğü
gibi arkasında ABD, AB, ve İsrail vardır. Hükümet yurt dışında şehit edilen
diplomatlarımızla ilgili hangi batili ülkelerde doğru dürüst tavır alındığını
görmüş hiç bir batılı ülke şehit edilen diplomatlarımızla ilgili Ermeni terör
örgütlerine ne tavır koymuştur nede onları yakalamış sorgulamıştır. Batılı
emperyalist ülkelere şirin gözükeceğiz diye esas terörü destekleyen bu ülkelerin
temsilcilerini ve onların destek verdiği hain Ermeni diasporasının mensuplarını
ülkemize davet etmek ihanet etmekten başka bir şey değildir.
ALPEREN GENÇLİK İFTİRALARLA ,KİRLİ SALDIRILARLA SUSTURULAMAZ
Bu karanlık cinayete Alperen Gençliği bulaştırmak isteyenler hain emellerine
asla ulaşamazlar. Milli ülkü ve şuura ve duruşa sahip Alperen Gençlik hiçbir
zaman tahriklere kapılmaz iç ve şer odakların provokasyonlarına gelmez. Her
türlü şiddeti ve terörü reddeden demokratik metotları benimseyen ve demokrasiyi
özümseyen barışı ve kardeşliği savunan Alperen Türk Gençliği ülkemiz üzerinde
oynanmak istenen her türlü karanlık oyunlara ve senaryolara karşı daima uyanık
ve daima ayaktadır. Alperenler ülkemizi iç savaşa sürüklemek isteyen etnik ve
mezhep temeli çatışmalar tezgahlayan, cinayetler isleyen, bütün haince
tezgahlara karşı ülkemizin birliğini ve bütünlüğünü savunan Milli duruş ve
refleksini , Türk Milletinin kahraman evlatlarına yakışır bir şekilde
göstermektedir ve göstermeye devam edecektir. Alperenler bilir ki şiddet ve
terör ancak ülkemizi bölmek ve parçalamak isteyen dış mihrakların ve onların iç
bağlantılarının işidir.
TETİĞİ ÇEKENE DEĞİL ÇEKTİRENLERE BAKIN
Ülkemizdeki kapitalist sisteme ateiste satanist yada terörist yetiştiriyor.iste
bu bozuk liberal Kapitalist sistemin ürünlerinden biride daha kişiliği ve
kimliği oturmamış islediği cinayetin sonuçlarının ne olduğunu bilmeyen
maceraperest bir gencin akıl ve izan dışı olayıdır. Önce bu gence eline silah
tutuşturulup ve onu sansasyonel bir cinayete sanki milli ve kahramanca bir iş
yapıyormuş gibi bu çocuğun beynini yıkayıp onu cinayete sürükleyen ve bu
eylemden medet uman karanlık odakların kesinlikle ortaya çıkarılması gereklidir.
Türkiye’de geçmişten günümüze hep tas ören örgütler ve tetikçiler bulunmuştur.
Bizim gibi ülkelerde uluslararası güçler kaosa müsait ortamların olgunlaşması
için provokatörler tahrikçiler tetikçiler bulmuşlar ve onları kullanmışlardır.
12 Eylül 1980 öncesi ihtilalin olgunlaşması için daha fazla kanın dökülmesi ve
daha fazla insanların ölmesi için herseyi planladık ve sonrada yaptık diyen
darbecileri ve cuntacıları unutmayalım. Geçmişten günümüze yaşananlar ortada dün
sağ sol çatışması diye darbe yaptılar bugünde laik-anti laik, Alevi-Sünni,
Türk-Kürt gibi etnik veya mezhep temeli çatışmalar tezgahlayarak küresel şeytan
ABD in BOP planını uygulamak istemektedirler. Ve bir kez daha açıkça ilan
ediyorum bu tür karanlık cinayetler ABD, AB, İsrail’in işine gelmektedir. Ve
Türkiye’yi tıpkı Irak gibi parçalayıp bölmeye çalışmaktadırlar. Terör bir çıkmaz
sokaktır terörle bir yere varılmaz bu ve benzeri cinayetlerin mutlaka üzerine
gidilmelidir olay bir çocuğun üzerine yıkılmamalıdır bu
olayın bu cinayetin üzerindeki sır perdeleri aralanmalı, karanlıklar
aydınlatılmalıdır. Eğer bu cinayet daha öncekiler gibi çoluk çocuğun üzerine
yıkılıp geciktirilirse Türkiye aydınlığa kavuşamaz. Demokratik ve hukuk
devletine yakışan katilerin ve arkalrindaki uluslararası bağlantıları çözmek ve
hesabını sormaktır.