NEVRUZ VE MAZLUM
Tarih: 20.03.2007 Saat: 12:24
Konu: Güncel Haberler


Eski Yöneticilerimizden Sayın Av. Ahmet Turan Çetin'in Nevruz Bayramının tarihsel köklerini inceleyen bir yazısı haberin devamındadır.



Bilindiği gibi milletleri meydana getiren en önemli unsurlardan birisi de kültürdür. Bir milletin bütün sanat faaliyetlerinin, inançlarının, örf ve adetlerinin, fikir, yaşayış ve davranışlarının tümü o milletin kültürüdür. İnsanın yaratılışı ile başlayan kültürün meydana gelmesinde bütün insanların payı ve yeri vardır.
Türkler tarafından çok eski tarihlerden itibaren kutlanan ve genelde Yeni Gün olarak adlandırılan Nevruz, yakın tarihimizde yani Osmanlılar’da da bahar bayramı ve yeni yılın başlangıcı olarak kutlanmıştır. Zira gün dönümüdür.
Nevruz, inanışa göre baharın ilk günü ve yılbaşıdır. Takvimler hep Mart'tan başlar. Bu sebeple Osmanlılarda malî yıl başlangıcı Nevruz olarak alınmıştır ve hemen bütün kanunnâmeler de verginin ilk taksitinin toplandığı aydır. Bu durum Cumhuriyet döneminde de 1980'li yıllara kadar malî yılbaşı olarak devam etmiştir.
Nevruz geleneği ne Sünnilikle, ne Alevilikle, ne Bektaşilikle doğrudan doğuş bağlantısı olmayan, İslâmiyet’ten çok öncelere giden bir gelenektir. Yani bir dinin, mezhebin veya etnik gurubun bayramı değildir. Bu yüzden de herhangi bir şekilde bir mezhep adına, bir din adına, bir etnik grup adına bağlı gösterilmesi, istismar edilmesi bir ayrılık unsuru olarak takdim edilmeye çalışılması yanlıştır. Tarihin ve kültürün bütün gerçeklerine aykırıdır. Bu bayram kökeni Orta Asya da yaşayan insanların yıllardır süre gelen bayramıdır. Kimsenin tekelinde değildir.
1990 yılında bağımsızlıklarını ilan eden Türk Cumhuriyetleri'nde Kırgızistan, Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Azerbaycan ile Rusya Federasyonu bünyesindeki Tataristan 21 Mart Ergenekon veya Nevruz Bayramı'nı "Milli Bayram" olarak ilan etmişlerdir. Bu günün coşkuyla kutlanmasına büyük önem vermektedirler. Türk kültüründen kaynaklanan Ergenekon veya Nevruz bayramı, her yönüyle Türk gelenek ve görenekleriyle zenginleşmiş ananevi ve temeli beş bin yıllık Türk tarihine dayalı milli bir bayramdır. Türkiye Cumhuriyeti' de 1991 yılında Türk Dünyası ile birlikte bayram ilan edilmiştir.
Nevruz; Türk insanını birbirine kenetleyen, bağlayan, Ergenekon'dan demir dağları eriterek dirilen atalarının ruhlarıyla yanan bir ateştir. Bu ateş, hiç sönmeden binlerce yıl yandı ve gelecekte de kıvılcımlarından binlerce gönlü tutuşturarak "ortak kültür ocağı"nda binlerce insanı ısıtacak ve geleceğe büyük bir millet olarak güvenle bakılacaktır.
Ülkemizde nevruz kutlamaları bazı şer odaklarının provokasyonu ile, ülkemizin huzurunu bozmak için bir fırsat olarak değerlendirilmek istenmektedir. Bu bayramı kutlayan herkes bu oyuna gelmeyecektir.
Geçtiğimiz günlerde Avrupa basınında yer alan ve Türkiye Cumhuriyetini suçlayan haberler karşısında, terörist başının yavaş yavaş zehirlendiği konusunda bir kaç söz söylemek istiyorum Binlerce insanımızı katleden kişi, mazlum olarak gösterilmek istendi. Kendi kendilerine bir şeyler yapmak isteyen Avrupalı dostlarımız(!) acaba kendi içlerinde böyle birisi çıksaydı aynı tepkiyi gösterirler miydi? asla bunu yapmazlardı. Bu ülkede hiçbir zaman mazlum olamayacak olan birisini, Onun için idam cezasını dahi kaldıran devlet zehirleyerek öldürmesi düşünülemez.
Ortak kültürümüz olan nevruz bayramını, bayram olarak, ayrılıklara düşmeden, kavga etmeden, içimizdeki ve dışarıdakilerin oyununa gelmeden kutlamalıyız.
Avrasya’nın, Türk âleminin Nevruz toyu kutlu olsun, Nevruz gülleri geleceğe umut barış ve huzur taşısın.
Ne mutlu dalgalanan ay yıldızlı bayrağın altında hür yaşayanlara…
Saygılarımla.






Bu haberin geldigi yer: BBP Sivas il ve merkez ilce Teskilatlari Resmi Sitesi
http://bbpsivas.net

Bu haber icin adres:
http://bbpsivas.net/modules.php?name=News&file=article&sid=296