Genel Başkanımız, “Lübnan’daki BM barış gücünün İsrail’in kalkanı olduğunu "bir barış yok. Barış olduğuna inansam askere ilk ben giderim.”dedi
BM kararında İsrail’in güvenliğinden söz edilirken Lübnan’ın
güvenliğinden söz edilmediğine dikkat çeken BBP Lideri Muhsin Yazıcıoğlu,
“İsrail’in savunma hakkından bahsediliyor, Lübnan’ın savunma hakkından
bahsedilmiyor. İsrail karşıtı terör örgütlerinden bahsediliyor, ama uluslararası
tarife tam uygun olan İsrail’in devlet teröründen bir kelime bile bahsedilmiyor”
şeklindeki sözleri ayakta alkışlandı.
Lübnan’daki BM barış gücünün İsrail kalkanı olduğunu ifade eden Yazıcıoğlu,
“Ortada bir barış yok. Barış olduğuna inansam askere ilk ben giderim. Bizim çil
çil kubbeler serpen ordumuzu İsrail’in itfaiye eri yapmak isteyenler her kimse,
bir gün onlardan hesap soracağız” dedi.
Gözlerimle Gördüm
Geçtiğimiz günlerde eşi ve partililerle birlikte Suriye’ye gittiğini ve
Lübnan’da mülteci kamplarını gezdiğini anlatan Yazıcıoğlu, orada vahşeti tüm
detaylarıyla gördüklerini söyledi. İsrail’in Lübnan’da fosfor bombası
kullandığını açıklayan Yazıcıoğlu, “İsrail, attığı füzelerle Hizbullah
askerlerini değil, binaları yıktı, göçmenleri vurdu, tüccarı, bahçıvanı, kadını
çocuğu vurdu” dedi ve bu olayların Müslüman Boşnaklara da yapıldığını
hatırlattı.
Birlik Akademisi Gündem Belirlemeye Devam Ediyor
Geçtiğimiz günlerde “Çuvallatan İktidar” konulu bir panel düzenleyen ve yoğun
ilgi gören panellerine yenilerini ekleyen Birlik Akademisi, şimdi de
“Ortadoğu’da Jeopolitik Fırtına” konulu bir panel düzenledi. Panel, TOBB
Konferans Salonu’nda geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Panelde
Gazeteci-Yazar Hüsnü Mahalli ve Bursa Uludağ Üniversitesi’nden Prof.Dr. Tayyar
Arı konuşmacı olarak yer aldılar. Panelin Oturum Başkanlığını ise Ulaştırma Eski
Bakanı ve BBP MKYK Üyesi Prof.Dr. Enis Öksüz yaptı. Panelin diğer konuşmacısı
Gazeteci-Yazar Nihat Genç ise Trabzon’da olduğu için panele katılamadı.
Panelin gerçekleştirileceği TOBB Konferans Salonu’na BBP Hanım Kolları ve
Alperen Ocakları ile birlikte yürüyerek gelen BBP Lideri Muhsin Yazıcıoğlu,
Ankara sokaklarında halkın ilgisi ve coşkusu ile karşılaştı. BBP’lilerin yürüyüş
süresince tek bir slogan dahi atmaması dikkat çekti.
Türk-İslam Medeniyetine Yönelmeliyiz
Panelin sonunda genel değerlendirme yapan Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel
Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, yeni bir medeniyet inşasına dikkat çektiği
konuşmasında Türk-İslam Medeniyetine yönelinmesi gerektiğinin üzerinde durdu.
“Evangelist Hıristiyanlar ve Arz-ı Mevut hayalleri güden Siyonist İsrail
işbirliği içinde. Kurduğumuz medeniyetlerin kodlarına inmeli ve Türk-İslam
Medeniyeti’nin önemini anlamalıyız” şeklinde konuşan Yazıcıoğlu, Ortadoğu’da
esen fırtınanın birçok paradigması olduğunu belirterek, bu fırtına karşısında
Türkiye’nin aklını başına alıp bölgedeki tüm halklar ile birlikte, küresel
diktatörlere karşı dayanışmayı sağlamak zorunda olduğunu söyledi. Yazıcıoğlu,
AB, ABD ve İsrail konsorsiyumunun oluşturduğu BOP ve BİP’e karşı tek yolun tüm
Ortadoğu, Orta Asya ve Kafkaslar’ı kucaklamaktan geçtiğini ifade etti ve
“Medeniyetimizin kodlarına indiğimizde Kürtlerle, Türkmenlerle, Araplarla ve
Acemlerle birlikte olduğumuzu görüyoruz. Ortadoğu kültürü, bizim kültürümüzdür”
diye ekledi.
Ukalalık Bize Sökmez!..
BBP Lideri Muhsin Yazıcıoğlu, konuşmasında ABD’ye yine meydan okudu: “Lozan’ın
kuyruk acısı sende hala duruyor, bilmiyor muyuz? Bizi Kore’den tanıyorsunuz,
ukalalık bize sökmez!..”
Yazıcıoğlu, ABD’nin Türkiye’de manda zihniyeti taşıyan iktidarlar bulduğunu,
fakat bu durumun geçici olduğunu belirttiği konuşmasında ABD’ye yine meydan
okudu: “Lozan’ın kuyruk acısı sende duruyor bilmiyor muyuz? Siz bizi Kore’den
tanıyorsunuz, ukalalık bize sökmez!..” dedi ve ekledi: “Kalıcı olan Büyük Türk
Milleti’nin iradesidir.”
Önce Ellerini Sonra Avuç İçlerini Yaladılar
“Bilek güreştirmelerin, üste çıkma çabalarının ve siyasi kavgaların geçici
olduğunu ifade eden Yazıcıoğlu, “Aslolan bir medeniyet mücadelesi
kurgulamaktır” dedi.
AKP iktidarını ve geçmişteki iktidarların bunu gerçekleştirecek perspektife
sahip olmadıklarını söyleyen Yazıcıoğlu, Türkiye’nin geçmişteki iktidarlar ve
AKP iktidarı yüzünden bu noktaya geldiğini belirtti. AKP iktidarının ve
geçmişteki iktidarların Kafkasya’ya, Orta Asya’ya ve kanla, gözyaşıyla yoğrulan
Ortadoğu’ya bakmadıklarını ifade eden Yazıcıoğlu, kendi coğrafyamıza ve
kültürümüze dayanan yeni bir sistem arayışı içerisine girilmesi gerektiğini dile
getirdi ve “Edebiyatı, şiiri, sanatı mimarisiyle, tefekkür gücüyle medeniyet
kavgası, aşkı heyecanı olmadı bunlarda. Dış siyaseti, Amerika-İsrail
konsorsiyumuna, iç siyaseti ve hukuku AB’ye, ekonomiyi de IMF’ye emanet ettiler.
Onların şeflerinin önce ellerinin üstünü sonra avuçlarının içini yalayarak bu
noktaya gelmediler mi?” dedi.
Yazıcıoğlu’ndan AB Tanımlaması
Yazıcıoğlu, AB Dış İlişkiler Komisyonu raporunu hatırlatarak, AB’nin
tanımlamasını çarpıcı bir şekilde yaptığı sözleri alkışlarla kesildi: “AB
eşittir Ermeni Diyasporası, AB eşittir Rum Pontusçuluk, AB eşittir Hıristiyan
taassubu, AB eşittir Grek kültürü, AB eşittir Türk-İslam düşmanlığı ve Sevr
ruhu, işte AB budur!..”
Eşcinsel Kültürü
Yazıcıoğlu, “Avrupa medeniyeti, Roma-Grek kültürü, Hıristiyan dini ve Yunan
felsefesinden oluşur. Türk-İslam felsefesi varken AB’nin süfli medeniyetinde ne
işin var senin? Sayın Erdoğan, yozlaşmış bir eşcinsel kültürü haline dönüşmüş AB
kültürüne girip Türk Milleti’ne ne vereceksin?” diyerek, Başbakan Erdoğan’a
yüklendi.
Yazıcıoğlu, AKP iktidarını ve Başbakan Erdoğan’ı Türk-İslam değerlerinden
kopmakla eleştirdiği konuşmasına şöyle devam etti: “Avrupa Anayasası’nın
imzalandığı yer Roma, imzalandığı salon Türklük’ü yeryüzünde yok etmeye yemin
etmiş papazın gölgesi. Bunlar tesadüf mü? Ne işiniz var orada? Bu hayal tüneline
o kadar daldınız ki, kendi coğrafyanızın acısını unuttunuz, Türk dünyasında,
Türk medeniyetinden ve Türk-İslam değerlerinden koptunuz. Diğer yandan da
ABD’nin BOP eş başkanı olduğunu söylüyorsunuz. BOP’un, ne olduğunu son İsrail
saldırısı çok net ortaya koydu. ABD Dış işleri Bakanı Condoleezza Rice,
‘Ortadoğu’ya yeni bir şekil vermenin zamanı geldi’ diyor. İsrail Başbakanı Ehud
Olmert, Lübnanlı 55 çocuk topluca katledildiğinde ‘onlar çocuk değil, Hizbullah
halkıdır’ diyor. Bu nasıl vicdan?”
Siyasi partilerin önemli görevlerinden birinin tarihi ve güncel olayları
değerlendirmek ve milleti yönlendirmek ve gelecek kurgusu oluşturması açısından
önemli olduğunu ve bu tür toplantıları çok önemsediğini söyleyen Yazıcıoğlu, BBP
Genel Başkan Yardımcısı ve Birlik Akademisi Başkanı Hakkı Öznur’u
çalışmalarından dolayı tebrik ederek, teşekkür etti.
BOP ve BİP Ekseninde Türkiye
“Ortadoğu’da Jeopolitik Fırtına” panelinin açılış konuşmasını yapan BBP Genel
Başkan Yardımcısı ve Birlik Akademisi Başkanı Hakkı Öznur, Ortadoğu’da yaşanan
olayların tarihsel gelişimini özetleyerek, BOP (Büyük Ortadoğu Projesi) ve BİP
(Büyük İsrail Projesi) hayallerini gerçekleştirmek isteyen küresel emperyalist
güçlerin İslam’ı ve Müslümanları hedef alan faaliyetlerini anlattı.
ABD’nin Ortadoğu’daki egemenliğini sağlamlaştırmak amacıyla Ortadoğu’ya kargaşa,
kan ve gözyaşı getirdiğini söyleyen Öznur, ABD’nin başını çektiği İslam
düşmanlığına Haçlı AB’den de büyük destek geldiğini ve bugün gelinen noktada
Müslüman deyince ‘terör’, terör deyince ‘Müslümanların’ akla geldiğini
belirterek, ABD’nin Kafkaslardan Kuzey Afrika’ya kadar 26 ülkenin sınırlarını ve
yönetimlerini kendi siyasi çıkarları doğrultusunda yeniden dizayn etmek için
bölgedeki etnik ve mezhep çatışmaları körüklediğini ifade etti.
Asıl Hedef Türkiye
Gazeteci-Yazar Hüsnü Mahalli, ABD ve Batının Ortadoğu’daki tüm planlarının
hedefinde Türkiye’nin olduğunu söyleyerek, “Çünkü Türkiye bir tehdit. Tarihi,
coğrafyası ile tüm coğrafyanın tek mirasçısı. Bu yüzden de Batı’nın en önemli
hedefi” diye konuştu. Mahalli, ABD’nin Ortadoğu coğrafyasına yönelik hedeflerini
ve bölgesel taktiklerini şöyle sıraladı:
“ABD’nin öncelikli hedefi Türkiye’nin her tür tavizi kabullenmesini sağlamak.
Çaresiz ve dirençsiz bırakmaktır. Bunda başarılı olduğunu söyleyebiliriz. Ancak
ABD’nin bölgedeki öncelikli ve tek hedefi Türk-Acem savaşını çıkarmaktır. Bugün
Ortadoğu’da süregelen tüm savaşların amacı budur. Bu amaçla, Afganistan ve Irak
işgal edildi. Bu sayede İran’a büyük bir iyilik yapıldı. Sıra Lübnan’a geldi.
Lübnan’da görev alacak BM gücü, kesinlikle bir barış gücü değildir. Görevi
Hizbullah’ı silahsızlandırmaktır ve bunun için mutlaka çatışma yaşanacaktır.
Bunun için en geç 1 yıl süre veriyorum. Bunun ardından Lübnan’da suikast ve
provokasyonlar başlayacak. İç savaş kışkırtılacak. Hıristiyanlar ve devlet
büyükleri öldürülecek. BM askerine ve Türk askerine bomba atılacak. Çünkü İsrail
Ortadoğu’da barış istemiyor. Barış olursa İsrail de biter.”
Her Şeyin Temelinde Türklere Duyulan Nefret Var
Papa 16. Benedikt’in Peygamberimize yönelik sözlü saldırılarına değinen Hüsnü
Mahalli, Batı’nın Müslümanlara yönelik psikolojik savaşını her fırsatta
sürdürdüğüne dikkat çekerek, “Batının, bize yönelik yok edici bir planı var.
Hiç kimse kendini aldatmasın. Bunun nedeni de sadece ve sadece ‘nefret’tir.
Anadolu’nun ve Ortadoğu ülkelerinin binlerce yıllık tarihine duyulan nefrettir.
Her fırsatta Müslümanlara; ‘bakın biz size her şeyi yapıyoruz. Tüm hakaretleri
ediyoruz ama siz hala sessiz kalıyorsunuz’ mesajını veren Batı, Müslüman
ülkelerin suskunluğu karşısında şaşırıp kalıyor. Bu suskunluk devam ederse daha
çok şey yaşarız” diye konuştu.
Panelde daha sonra söz alan Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr.
Tayyar Arı da, Türkiye’nin hangi güvenlik endişesi ile ABD’ye bağımlılık
hissettiğini anlayamadığını belirterek, “Ülkemizde hala soğuk savaş mantığı
devam ediyor. Hala ABD olmadan bir şey yapamayız mantığı sürüyor. Çünkü Türk
hükümeti ABD’nin gündemini bilmiyor ancak buna rağmen destek vermek zorunda
kalıyor. ABD de BOP’den ne anladığını bize söylemiyor. Batılı müttefikleri ile
paylaşıyor” dedi.
Türkiye’nin Ortadoğu’da İran ile hiçbir sorunu olmadığını, Irak’ın ise tehdit
olmaktan çıktığını söyleyen Arı, Suriye ve Yunanistan da dahil hiçbir komşu
ülkenin güvenlik zaafına yol açmadığını belirterek şöyle devam etti:
“Türkiye Ortadoğu’nun en geniş coğrafyaya sahip ülkesidir. Çünkü Türkiye Orta
Asya ve Kafkaslar’daki kardeşler ile her zaman işbirliği yapabilir. Ancak burada
çok ciddi bir ihmal söz konusu. Bu ihmalin telafisi mümkün. Tüm dünya bu
potansiyelin farkında. Ancak bizim Başbakanımız tüm dünyayı gezdiği halde Orta
Asya ülkelerini ziyaret bile etmiyor. Oysa tüm coğrafyada bizim ülkemize karşı
bir sempati söz konusu. Bunun değerlendirilmesi gerekiyor.”
ABD’nin Türkiye’nin stratejik ortağı değil, stratejik rakibi olduğunu anlatan
Tayyar Arı, Türkiye’nin üzerinde oynanan oyunlara dikkat çekerek, “ABD için
Türkiye’nin zayıflatılması ve .bölünmesi çok önemli. Ancak Anadolu ve tarih bize
çok ciddi formatlar veriyor. Bu coğrafyayı bizim dışımızda kimse bölemez. Tarih
bizim önümüzü açıyor” şeklinde konuştu.
BOP’un Eş Başkanı Olmanın Nesi Haysiyetli?
Panelde söz alan Ulaştırma Eski Bakanı ve BBP MKYK Üyesi Prof. Dr. Enis Öksüz
de, Türkiye’nin ve Müslüman ülkelerin Batının hakaret ve sataşmalarına karşı
suskun kaldığını belirterek, “Türkiye’nin iki dayanak noktası var. Biri
milliyeti, diğeri ise dini. Bunlar faydasız hale getirilirse işte o zaman biz
öldük demektir” diye konuştu. Prof. Öksüz, Hükümetin BOP’nin eş başkanı
olmakla övünmesini de eleştirerek, “BOP, Türkiye’nin de içinde bulunduğu
bölgenin ‘milletleşmemesi’ için ortaya çıkarılan bir projedir. Bunun eş başkanı
olmanın neresinde haysiyetli bir duruş ya da şeref vardır?” yorumunu yaptı.