Giriş ve Kayıt Ol

Anasayfa  ::  Neden BBP?  ::  Tarihçe  :: Amblem  ::  Tüzük  ::  Program  

MENÜ
Ana Sayfa
Ziyaretçi Defteri
Hesabınız
Haber Gönder
Söyleşiler
GENEL BAŞKAN
Özgeçmişi
Konuşmaları
Fotoğrafları
Başkan'a Mesaj
RAPORLAR
Ekonomi
Din ve Devlet
Milliyetçilik
TEŞKİLATLARIMIZ
İl Başkanlığı
Merkez İlçe Başkanlığı
BAĞLANTILAR
BBP GENEL MERKEZ
Alperen Ocakları
Avrupa Türk Birliği
BBP İstanbul
Yeni Hafta
Haber Hilal
KİMLER BAĞLI
Hoş geldin, Misafir
Nickname
Şifre
(Kayıt Ol)
Üyelik:
Son Üye: PcfuMxhMBe
Bugün: 0
Dün: 0
Toplam: 263

Şu An Bağlı:
Ziyaretçi: 8
Üye: 0
Toplam: 8
HAVA DURUMU
PİYASALAR
Webmasterim.Com
TARİHİ KATILIMLAR

Kasım seçimleri öncesinde kuruluş tarihinin en hareketli günlerini yaşayan Büyük Birlik Partisi, MHP’nin önde gelen birçok ismini bünyesine kattı.



BBP’YE TARİHİ KATILIMLAR GERÇEKLEŞTİ

Eski bakan ve milletvekilleri muhteşem bir törenle Büyük Birlik Partisi’ne katıldı.

Kasım seçimleri öncesinde kuruluş tarihinin en hareketli günlerini yaşayan Büyük Birlik Partisi, MHP’nin önde gelen birçok ismini bünyesine kattı. BBP'nin düzenlediği "Hepimiz Mehmetçiğiz, hepimiz Türk" istişare ve katılım töreni Halil İbrahim Sofrası'nda gerçekleştirildi. Büyük katılım töreninde, MHP’den istifa eden Eski Kültür Bakanı Namık Kemal Zeybek’in yanı sıra yine MHP’den istifa eden 21. dönem Samsun Milletvekili Vedat Çınaroğlu, Aydın Milletvekili Bekir Ongun, Malatya Milletvekili Hasan Basri Coşkun, Kırşehir milletvekili Mustafa Haykır ve Bilecik Milletvekili Hüseyin Arabacı BBP saflarına katıldı.
Öte yandan; Ersin Güngördü, Aydoğan Uğurlu, Şakir Önem, Salih Dilek, Hidayet Altunakar, Ahmet Özseven ve Yusuf Okumuş aynı gün BBP saflarına geçti.
 



 


Türkiye’nin Hareketiyiz
Büyük Birlik partisi’nin her geçen gün büyüdüğüne dikkat çeken BBP Lideri Muhsin Yazıcıoğlu, katılım töreninde yaptığı konuşmada, MHP'yi hedef almadıklarını belirterek, milliyetçi, muhafazakar, demokrat ve ülke bütünlüğünü savunan bütün kadroları BBP'ye davet etti.
Yazıcıoğlu, “Biz Türkiye’nin hareketiyiz. Türkiye’yi kucaklayacağız. En doğru söz budur: Türkiye el ele Büyük Birlik'e” dedi. Yazıcıoğlu, şöyle devam etti: “Milliyetçi muhafazakar kadroları milletin birliğini, vatanın bütünlüğünü isteyen kadroları Büyük Birlik olmaya çağırıyoruz. Bizim herhangi bir siyasi partinin içiyle işimiz yok. Biz Türkiye’nin partisiyiz. Ayrılığı, gayrılığı kabul etmiyoruz. Büyük Birlik çatısı altında ihanete geçit vermeyeceğiz.”
 



 


Zeybek: Evimde Gibi Rahatım
Eski Kültür Bakanı Namık Kemal Zeybek ise MHP'den neden ayrılıp BBP'ye geçtiğini anlattı ve "Bugün MHP'nin Türk dünyası ile hiçbir ilgisi yoktur. Kendimi BBP'de ana rahmindeki çocuk gibi hissediyorum. Evimde gibi rahatım” diye konuştu.

Yazıcıoğlu ve Zeybek Salona Birlikte Girdiler
Yazıcıoğlu ve Zeybek salona birlikte girerken, Mehter Marşı eşliğinde "Başbakan Muhsin" sloganları ile karşılandılar. Salondaki binlerce kişi, "Ülkücüler el ele Büyük Birlik'e" diye tempo tuttu.
Törende konuşan BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, ocak genel başkanlığı yaptığı dönem söylediği, "Eller silah değil, kalem tutmalı" sözünü hatırlattı ve aynı ifadeleri bugün parti genel başkanı olarak tekrarladığını söyledi.
 



 


Yazıcıoğlu: Sadakat İstiyoruz
Merhametin sadakat ile beslendiğini vurgulayan Yazıcıoğlu, "Bu topraklarda beslenen, bu coğrafyanın ekmeğini yiyip suyunu içenlerden millete ve devlete sadakat istiyoruz" diye konuştu.
Yazıcıoğlu, bugün siyasette birlikte olmasalar bile aynı dava için mücadele edenlere saygılarını sundu. Yazıcıoğlu, şöyle konuştu: “Atsız Hocadan, Dündar Taşer’e, Osman Yüksel’den Seyydi Ahmet Arvasi’ye, Gün Sazak’tan Erol Güngör’e, Alparslan Türkeş’ten Galip Erdem’e kadar bu davanın kilometre taşı olan büyüklerimize rahmet dileklerimle birlikte saygılar sunuyorum.”
 



 


Yazıcıoğlu Sahte Milliyetçilere Çıkıştı
Milletin ihtiyaç duyduğu milli iktidar için göreve hazır olduklarını anlatan Yazıcıoğlu, şöyle konuştu: "Türkiye'de Atatürkçü, milliyetçi ve İslamcı olduğunu söyleyenler iktidar oldu. Hepsi sırasıyla üzerinden siyaset yaptıkları değerleri çiğneyerek alanı terk ettiler. Geldiler ve gittiler. Sahte İslamcı, sahte milliyetçi, sahte demokrat, sahte cumhuriyetçiler, meydanda başka mecliste başka, muhalefette başka iktidarda başka konuştular. Şimdi Büyük Birlik zamanı. Bir süredir aynı çağrıyı yapıyorum. Gelin önyargıları kıralım, bir an evvel milletin önüne bir iktidar projesi koyalım. Ama hep engel teşkil ediyorlar. Bütün milliyetçiler, muhafazakarlar, demokratlar, milletin ruh kökünden beslenen kadrolar, vatanın bütünlüğü milletin dirliğini ülkemizin sömürge olmasını istemeyen kadroları BBP'ye davet ediyorum. Bu çağrımıza Zeybek ve milletvekili arkadaşlar, eski ocak başkanları, sendika ve derneklerde görev yapan dava arkadaşlarım ses verdi ve BBP kadrolarına katıldı. Bizim bir siyasi partinin içiyle işimiz yok. Biz Türkiye'nin hareketiyiz. Sevdamız milletin ve ülkemizin birliğidir. Türkiye el ele Büyük Birlik'e. Laz'ı, Çerkez'i, Kürt'ü, Alevi'si-Sünni'si, biz Anadolu'nun harmanladığı kazanda Yunus'un sevgisi, Mevlana'nın hoşgörüsü ile kaynaşıp milletleşmiş bir toplumuz."
 



 


Dink Cinayeti Profesyonelce İşlendi
Yazıcıoğlu, Hrant Dink cinayetinin “basit bir eylem” gibi gösterilmesine rağmen oldukça profesyonelce işlendiğine dikkati çekerek, basında olayla bağlantılı isimler ile aynı karede yer almış fotoğraflarının yayınlanmasına tepki gösterdi. Yazıcıoğlu, şunları söyledi: "Caddede yürürken esnafı dolaşıyorum. Birileri tam kameranın içine bakarak resim çekiliyor ve bu resim basına servis ediliyor. Felek her türlü esbabı cefasın toplasın gelsin. Dönersem millet yolunda bin azimetten bana yazıklar olsun. Hrant Dink üzerinden yeni siyasi projeler ortaya çıkarmak istiyorlar. Bize karşı linç girişimi başlatıldı. Savunma psikolojisine girsek toplanıp linç edecekler. Ama yağma yok. Ben bu ülkenin dağında, pazarında dolaşıyorum. Ben Anadolu'yum, bu milletin parçasıyım. Her yerde varım, her yerde olacağım. Bizim etrafımızda koruma duvarları yok. Fotoğraf kareleri olabilir ama bununla başka yere varmak istiyorlar."
 



 


Yazıcıoğlu Sloganları Eleştirdi
Yazıcıoğlu, Dink'in cenaze töreninde atılan, "Hepimiz Ermeni'yiz" sloganlarını da eleştirerek, "Hepimiz Hrant'ız deseler tepki göstermeyeceğim. Etnik bir kavram kullanarak bu slogan ile bölücülük yapıyorlar. Neden o kalabalıktakiler, bir şehit cenazesine katılıp, 'Hepimiz Türk'üz, hepimiz Mehmetçiğiz' diye bağırmıyor? Zulüm Azrail gibi olsa hep hakkı tutacağım. Ne mutlu Türk'üm diyene" şeklinde sözlerini tamamladı.
 



 


Zeybek Neden MHP’den Ayrıldığını Anlattı
Daha sonra söz alan Kültür Eski Bakanı Namık Kemal Zeybek, neden MHP'den ayrıldığını ve BBP'ye katıldığını anlattı. MHP MYK Üyesi olduğu dönemde Devlet Bahçeli'nin izlediği stratejiyi eleştiren Zeybek, MHP'nin bugün Türk dünyası ile hiç bir ilişki kurmadığını öne sürdü. Zeybek, muhalif tutumları nedeniyle MYK toplantılarına çağrılmamaya başlandığını ileri süren Zeybek, "Nedense toplantılar benim Kazakistan'da olduğum dönemlerde yapılıyordu. Sonra beni hiç toplantılara çağırmamaya başladılar. Aradım genel merkezi nedeni sordum, cevap veremediler üstelik alay ettiler" şeklinde konuştu.
Zeybek, BBP saflarına katılmaktan duyduğu sevinci ise şu sözlerle ifade etti: "Burada kendimi ana rahmindeki çocuk gibi hissediyorum. Evimde gibi rahatım, huzurluyum."
Zeybek, konuşmasında Yazıcıoğlu’na dönerek, “Sayın Genel Başkan lekesiz, kimsenin hakkında en ufacık olumsuz bir şey söyleyemeyeceği bir liderdir. Buradan çıkar çıkmaz hemen BBP Genel Merkezi’ne gidip, Sayın Genel Başkan’ın göstereceği odada, masada, sandalyede çalışmaya başlayacağım. Zaman Büyük Birlik zamanı” dedi.

Çınaroğlu Söz Aldı
Rozet takma töreni öncesi katılımcılar adına söz alan, 21. dönem Samsun Milletvekili- MHP Eski Genel Sekreter Yardımcısı Vedat Çınaroğlu, “Büyük Birlik Partisi’nin temel değerlere bağlı bilinçli kadroları ile birlikte ve öncü kadrolar olarak milletimize hizmet etmek çabası içinde olacağız. Yüce halkımızla buluşacağız ve birlikte Türklüğün geleceği için çalışacağız. Hedefe birlikte kenetleneceğiz. Hedef Büyük Türkiye’dir” dedi.

Yazıcıoğlu Katılanlara Rozet Taktı
Yapılan konuşmaların ardından Yazıcıoğlu, BBP'ye katılan Zeybek, eski MHP milletvekilleri ile diğer katılanlara BBP rozetlerini taktı. Yazıcıoğlu, salona dönerek, “Haftaya görüşürüz” dedi ve önümüzdeki günlerdeki yeni katılımların işaretini verdi.
 



 


Yazıcıoğlu Çankaya İlçe Açılışına Katıldı
BBP Lideri Yazıcıoğlu, katılım töreninden sonra, Zeybek ile birlikte BBP Çankaya İlçe Teşkilatı’nın yeni hizmet binasının açılışına katıldı.
Yazıcıoğlu ve Zeybek kurdeleyi birlikte kestiler ve Çankaya İlçe Başkanı Harun Gökhan’a hayırlı olsun dileklerinde bulundular.

GENEL BAŞKANIMIZIN KATILIM TÖRENİ KONUŞMA METNİ

Değerli Basın Mensupları,

MuhteremHanımefendiler, Beyefendiler,
Kıymetli misafirler,
Gözümüzün nuru sevgili gençler,
Gönüldaşlarım,
Ülküdaşlarım,
Alperenler


“Hepimiz Mehmet’iz, Hepimiz Türk’üz” meşveret ve katılım meclisine hoş geldiniz. Sefalar getirdiniz. Hepinizi sevgi, saygı ve muhabbetle selamlıyorum.

Partimizin kuruluşunun 14. yıl dönümüne rastlayan bu anlamlı günümüzde saflarımız daha da sıklaşıyor.

Büyük Birlik olarak, 14 yıldır bir dava adına, 40 yıldır da mücadele yollarındayız.

Zorlu bir mücadelenin inişli çıkışlı yollarından geçtik. Elbette kolay olmadı. Zaman tünelinde birlikte olduğum, varlığı ve yokluğu paylaştığım, siyasette birlikte olsam da olmasam da, davada birlikte olduğum tüm Ülküdaşlarımı muhabbetle anıyor, şehitlerimize rahmet diliyorum.

Atsız Hocadan, Dündar Taşer’e, Osman Yüksel’den Seyydi Ahmet Arvasi’ye, Gün Sazak’tan Erol Güngör’e, Alparslan Türkeş’ten Galip Erdem’e kadar bu davanın kilometre taşı olan büyüklerimize rahmet dileklerimle birlikte saygılar sunuyorum.

Davada bir olduğumuz, ama siyasi alanda ayrı düştüğümüz değerli arkadaşlarımızla bugün burada kucaklaşıyoruz. Büyük Birlik kadrosuna katılan bize güç ve umut aşılayan değerli arkadaşlarıma huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Milliyetçi, muhafazakar, demokrat, yani milletimizin ruh kökünden beslenen kadrolar buluşuyoruz. Seyhan ve Ceyhan gibi aynı kaynaktan doğan ama ayrı yerlere akan ırmakları Büyük Birlik Deltasına akıtacağız. Kutlu olsun.
Meclis’inin duvarında “Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir” yazan Türkiye Cumhuriyeti Devleti, maalesef hakimiyetin en önemli unsuru olan yönetme yeteneğini ve hakkını bu topraklarda yaşayan Türk milleti eli ile kullanamamaktadır.

Millet iradesinin tecelli yeri olan Türkiye Büyük Millet Meclisi 5 yılda bir seçimlerle yenilenmektedir. Dört beş yılda bir yapılan seçimlerle iradesini göstermek isteyen millet’in kanaati, bazen korkularla, bazen de hayallerle etkilenmekte ve millet iradesini gösteremez duruma düşmektedir.

Değişik “toplum mühendisliği” odakları, sponsorluğunu yapan güç odaklarının menfaati için adeta millet iradesine ipotek koymaktadır.

Siyasetçiyi destekleyen iş adamları, iş adamlarına bağlı medya kuruluşları ve bunların destekçisi bürokratlardan oluşan üçlü kumpas adeta bir yağma düzeni oluşturmuştur. yağma düzeninin Devamı için “rejim elden gidiyor” korkusu üretilmekte, buna karşı diğer cephe de “inançlarımız elden gidiyor” paniği yaşanmaktadır. bu iki kutupluluk arasında diğer görüşler, renkler ve nüanslar yok olup gitmektedir.
Bu iki kutupluluk arasında,
Alevi-Sünni
Kürt-Türk
İnançlar ve Laiklik
Cumhuriyet ve demokrasi gibi

Esasında birbiriyle bir zıtlık göstermeyen kavramlar çatışmanın odağı haline getiriliyor.

Bu çatışma ortamında diğer birçok önemli konu anlaşılmadığından millet iradesi doğru olarak tecelli etmiyor.

2002 seçimlerinde de bu konuya temas etmiş ve birisini överek, birisini de döverek büyütüyorlar demiştim.

Bir korku ile kurulan 1999 hükümetinin aksine, bir hayal ile de 2002 hükümeti kurdurulmuştur.

Yağma Düzeni’nin toplum mühendisleri AB projesini Türkiye’nin önündeki tek çıkar yol olarak göstermiş, bunu gerçekleştireceğini vaadeden AKP hükümeti de böylece kurulmuştur.

İçeride “yağma düzeni”nin devamı için yok edilen millet iradesi, dışarıda da Avrupa birliğin’den gelen dayatmalar ile hiçe sayılmıştır.

Bugün Avrupa kamuoyunun Türkiye’yi istemediği, yapılan seçimlerle ortadadır. nerede ise bütün AB ülkelerinde seçimi Türkiye karşıtı partiler kazanmaktadır. seçimi kazanmak isteyen partiler Türkiye karşıtlığını seçim propagandası argümanı haline getirmekte ve bunda başarılı da olmaktadırlar.

Türkiye’yi rahatsız eden ne kadar konu varsa, hepsi ya Avrupa Parlemantosunda tavsiye kararına dönüşmekte ya da Avrupa birliğinden ilerleme raporlarına yansımaktadır.

Uğruna milli mücadele başlattığımız ve milli savaşlarımızı verdiğimiz değerlerimiz ayaklar altına alınmakta ve adeta paçavraya dönüştürülmektedir.

Sözde Ermeni soykırımı tasarısı, Güneydoğu ve Kıbrıs meselesi buna iyi birer örnektir.

Doğu blokunun dağılmasından sonra AB üyeliğine müracaat eden ülkelerin bugün her türlü gelişmişlik kriterine göre Türkiye’den daha geride olmalarına rağmen, 1 Ocak 2007 de AB tam üyeliğine girmişlerdir.

Türkiye’ye karşı uygulanan çifte standart Avrupa Birliğinin bir Hıristiyan kulübü olduğunu açıkça göstermektedir.

Son zamanlarda Almanya başbakanı ve Fransa cumhurbaşkanı bunu açıkca da söylemiştir.

Bu yüzden ister onurlu, ister onursuz olsun her şekilde Türkiye’nin AB’ye siyasi entegrasyonuna karşıyız.

AB böyle iken ABD de uygulamakta olduğu bop ile ortadoğu’nun zengin enerji yataklarını kullanmak ve israil’i korumak için bölgeye bir karakol devlet oluşturma çalışmaları kapsamında, ırak’ın bölünmesine ve kuzey ıraktaki aşiretlere dayalı olarak “suni bir kürt devleti” kurulmasına karar vermiş gözükmektedir.

Bir yandan Avrupa birliği’nin siyasi kararları, diğer yandan ABD’nin ırak ve dolayısı ile büyük ortadoğu projesi Türkiye’nin yeni bir sevr ile karşı karşıya kaldığını göstermektedir.

Yeni Sevr paçavrasını yırtmak ve emperyalistlerin yüzüne vurmak ancak onların oyunlarını bozmakla olabilir. bu bile Türk milliyetçilerinin bir araya gelmesi için yeter sebep değil midir?

Bu kumpastan çıkmak için bir “milli iktidara” ihtiyaç vardır. Bu cendereden çıkmak için de bir milli iktidar lazımdır.

Milli hükümeti kurmak “Türk Milliyetçilerinin” ülkücülerin boynunun borcudur.

Türkiye ekonomik olarak elbette dünden daha iyi bir noktadadır. ancak bu ekonomik tablo ile Türkiye Yunanistan’ın seviyesine bile ancak 50 yılda gelebilecektir.

Türkiye’den olan alacaklarını tahsil etmek için Türkiye’ye gönderilen IMF memurları, TC devletinin bütçelerini kendileri yapar hale gelmiştir.

Bu Duyun-u Umumiye bütçeleri ile Türkiye gelişmişlik seviyesini yakalayabilir mi?

2002 de hükümet değişmiş ama Duyun-u Umumiye bütçesi değişmemiştir.

Yüzde 6,5 faiz dışı fazla uygulaması ile hangi gelişmişlik seviyesi yakalanabilir. hele hele bu faiz dışı fazlanın da 3 te 2 si ile IMF ye olan borçlarınızı öderseniz.

Türkiye bugün enerji darboğazı ile karşı karşıya kalmışsa,

Oto yollar yerine standartları düşük duble yollara mecbur olmuşsa,

1 km bile hızlı demiryolunu 5 senede hizmete açamamışsa,

Bütün büyük şehirlerinde trafik sorununu çözecek metro ve raylı sistem inşaatları alt yapıları yapılmış olarak kaynak bekliyorsa,

Türkiye denizlerinden, akarsularından taşımacılıkta faydalanamıyorsa,

Tarım sektörü dolayısı ile Türk çiftçisi Avrupanın beşte 1’i kadar bile tarımsal destek (sübvansiyon) alamıyorsa,

Özel sektörün geliştirdiği üst yapıya rağmen, kamu alt yapısını hala yapamıyorsa,

Sosyal güvenlik sistemi çökmüşse,

Bütün bunların sebebi Duyun-u Umumiye bütçeleridir.

Bu cendereden çıkmak için de bir “milli hükümet” lazımdır.

Değerli misafirler;

Bugün Türkiye’nin içinde bulunduğu en önemli problemlerden biri de güvenlik konusudur.

PKK terör örgütünden dolayı doğu ve güneydoğu da hala terör 1. öncelikli konudur.

Hele hele pkk nın siyasallaşması’nın doğurduğu karşıtlık ile terör bütün ülke için tehdit meselesi olmaya devam ediyor.

AB kriterleri çerçevesinde güvenlik sağlanmadan geliştirilen “hak ve özgürlükler” adeta yeni güvenlik sorunu haline gelmiştir.

Hak ve özgürlüklerin genişlemesine toplumsal destek sağlamak ancak terörün bitirilmesine bağlıdır.

Bunun son örneği İspanya’da görülmüştür.
terörü yok etmek için de bir “Milli iktidara” ihtiyaç vardır.

İkinci bir güvenlik problemi de ülke genelinde baş gösteren asayiş sorunlarıdır.

Güvenlik kuvvetleri “suçu önleme” yeteneğini son yasal düzenlemeler ile kaybetmiş, ceza yasalarında yapılan değişiklikler ile de cezanın caydırıcılığı adeta kaybolmuştur. Emniyet müdürleri bile sokağa çıkamaz hale geldik diye feryad ediyorlar.

Bir bebeğe onlarca kişi tarafından tecavüz edilmesi, okul önlerinde uyuşturucu satılması, zevkü sefa için katliam yapılması sıradan olaylar haline gelmiştir.

Bu toplumsal cinnetin önüne ancak idam cezasını tekrar getirmek ile geçilebilir.

Bunun için de bir “milli iktidar” lazımdır. Bir milli iktidar için de bir Büyük Birlik gereklidir.

Gönüldaşlarım, Ülküdaşlarım, Alperen’ler,

Evet, bir “Bir Büyük Birlik” gerekiyor.
Nefislerimizle, ruhlarımızın,
Hırsımızla, aklımızın,
Can ile cananın birliği gerekiyor.

Anne ile babanın,
Ağabey, abla ile kardeşin,
Ailelerimizin birliği gerekiyor.

Fakirle zenginin,
Avamla Havasın,
Güçsüzle güçlünün,
Toplumun birliği gerekiyor.

Alevi ile Sünni’nin
Kürdü, Çerkezi, Abazası ile Türkmen’in,
İnançlarla Laikliğin ,
Milletle-Devletin,
Türkiye’nin Birliği gerekiyor.

Özbek’le Türkmen’in
Kazak’la Kırgız’ın
Azeri ile Türkiye’nin, Kıbrıs’ın
Türk’ün birliği gerekiyor.

Bir büyük birlik gerekiyor,

Değerli Arkadaşlarım, Bir Büyük Birlik gerekiyor.

Bunun için bütün Ülküdaşlarım ve gönüldaşlarım başta olmak üzere bütün Türk milliyetçilerine, bütün milli hassasiyet sahiplerine bir çağrı yapıyorum;

Gelin birlik olalım, omuz omuza
Sırt sırta verelim
Yüklenelim ve “Anadolu büyüklüğün’deki kıta taşını” gediğine koyalım.

Daha cezaevinden, Yusufiye’den çıktığım zamanlarda Anadolu’yu dolaşmış arkadaşlarıma bu çağrıyı yapmıştım. “Suları birleştirmek istiyorsak, kaplarımızı kırmalıyız” demiştim.

Şimdi de aynı çağrıyı yapıyorum. Rahmet ve bereket ancak bir olmaktan geçer.

Bir olmak için kaplarımızı kırmalı, nefsimize basmalıyız.

“Kapımız açık herkes buyursun” demiyorum. Şartsız,önyargısız el ele gönül gönüle birleşelim diyorum.

Sevgili arkadaşlarım, kardeşlerim;

Bir Atasözümüz var der ki “Büyük dağın büyük boranı, karı olur”

Büyük işlere kalkışmanın elbette büyük bedelleri olacaktır. Üzerimizde dolaşan kara bulutlar sizi aldatmasın. Belki biraz fırtına kopacaktır, sel oluşacaktır. Ancak arkası Allah’ın izniyle rahmet olacaktır.

Yürekleri rozetlerinden küçük olanların, fani mevkilere aldanıp aslını unutanların,

Bir davası olmayanların,

Ülkemizi, güzel Türkiye’mizi ne hale getirdiğini gördük.

Hakkın rızası yerine ABD’nin rızasını arayanların, milletin iradesinin yerine AB’nin iradesini koyanların bir taşın altına elini koymaktan çekinenlerin inadına,

Davamız için taşın altına başımızı koymaya hazır olduğumuzu buradan ilan ediyorum.

Bu sözleri sadece dört ayını cezaevinde geçirmiş birisi söylemiyor. Yüz gün işkence de, beş yıl hücrede on yıl mahpusta kalmış birisi olarak söylüyorum.

Milletin iradesinden başka icazet, Allah’ın rızasından başka mükafat aramadığımız için bizi marjinal ilan eden, başarısız gösterenlere sizin önünüzde sesleniyorum.

Müstekbirlere inat,

Büyüklenenlere inat,

Allah’ın izni ile

Milletimizin yardımı ile başaracağız, başaracağız, başaracağız.

Milli hükümeti kurarak güçlü devlete ulaşacak, yeniden Türklüğü ayağa kaldıracak ve kimsesizlerin kimsesizi olacağız.

Söz veriyoruz.
Şahit ol ya Rabbi,
Yardım et ya Rabbi,
Muzaffer eyle Rabbi,
Ben Milletimin uğruna adamışım kendimi
Bir doğrunun imanı, bin eğriyi düzeltir
Zulüm Azrail olsa, Hep Hakkı tutacağım
Mukaddes davalarda, ölüm bile güzeldir.

Bir Büyük Birlik için, bugün bir araya gelmekten şeref duyduğum başta Sayın Bakanımız Namık Kemal ZEYBEK, Milletvekili arkadaşlarım; Vedat ÇINAROĞLU, Mustafa HAYKIR, Hasan Basri COŞKUN, Bekir ONGUN, Hüseyin ARABACI ve diğer katılımcı dava arkadaşlarıma hoş geldiniz, şeref verdiniz diyorum. Hayırlı olsun, uğurlu olsun, kutlu olsun!..

Saygılarımla

Tarih: 29.01.2007 Saat: 08:14 Gönderen: YigidoAdmin
 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Siyaset Haberleri
· Haber gönderen YigidoAdmin


En çok okunan haber: Siyaset Haberleri:
BUNLAR YAHUDİ OLAMAZ

Haber Puanlama
Ortalama Puan: 4.75
Toplam Oy: 4


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü

Seçenekler

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

İlgili Konular

Siyaset Haberleri

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu tutulamayız.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Anasayfa  ::  Neden BBP?  ::  Tarihçe  :: Amblem  ::  Tüzük  ::  Program

 

 1: Sivas Bülteni  7 Ziyaret 2: BBP ESENLER  21 Ziyaret 3: niksar alperen ocakları  34 Ziyaret 4: Alperen Ocakları Genel Merkez  42 Ziyaret 5: Aytekin Kulmaç  29 Ziyaret 6: BBP Genel Merkez Sitesi  30 Ziyaret 7: Milliyetçiler  126 Ziyaret

Siteni Ekle

BBP Sivas İl Teşkilatı ©2006 - Atatürk Cad. Demirciler Ardı Mah. Nizam Sok. SİVAS -- Tel.: (346) 223 64 64