Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkan Yardımcısı Edip Özbaş, Gazeteci Hrant Dink cinayetinin arka planının gölgelenmek istendiğini savundu.
Özbaş, BBP Kahramanmaraş il binasında düzenlediği basın
toplantısında, BBP'nin Hrant Dink cinayeti ile irtibatlandırılmaya çalışıldığını
öne sürerek, “Bunu yapanlar, cinayetin arkasındaki kararlık ilişkileri
gölgelemek isteyenlerdir” dedi.
Gazeteci Hrant Dink cinayeti ile ilgili olarak BBP'ye yapılan saldırıların
dikkat çekici olduğuna işaret eden Özbaş, “Bu saldırılar, son aylarda yıldızı
parlayan BBP'nin önünü kesmek için bilinçli olarak yapılıyor. Partimizin
kesinlikle bu suçlamalarla uzaktan yakından bir ilişkisi olmadığı çok yakın bir
zamanda anlaşılacaktır” diye konuştu.
BÜYÜK BİRLİK PARTİSİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI, 21.DÖNEM KAHRAMANMARAŞ
MİLLETVEKİLİ AV.EDİP ÖZBAŞ’IN, 15.02.2007 TARİHİNDE KAHRAMANMARAŞ’TA YAPTIĞI
BASIN AÇIKLAMASI
Çok Değerli Basın Mensupları;
Aziz Dava Arkadaşlarım,
Kahramanmaraş’ ı ziyaretimiz sebebiyle ülke ve dünya gündemi üzerine önemli
gördüğümüz bazı hususları sizlerle paylaşmak istedik; Hoş Geldiniz!
Dün, ABD’ de bulunan Genel Kurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt Paşa’ nın, Türkiye
Cumhuriyeti Devleti’ nin, 1923 ‘ten bu yana varlığını tehdit edici en ciddi
tehlikelerle karşı karşıya bulunduğu yolundaki açıklaması gerçekten
düşündürücüdür.
Bir tarafta küresel haydutların avucuna tutuşturduğu talimatları vatandaşa birer
kurtuluş reçetesi olarak takdim eden iktidar mensuplarının ülkeyi güllük
gülistanlık olarak gösterme çabaları; coğrafyamızda oynanan oyunun, yapılan
katliamların, çıkartılan yangının vatandaştan gizlenmesi için yapılanlar;
Diğer tarafta curcunadan istifade edilerek yangından mal kaçırırcasına
çıkartılan, başta petrol yasası olmak üzere benzeri yasal düzenlemeler.
Türk’ ün mal varlığı, batan geminin malları gibi haraç-mezat satılıyor.
Yeraltı kaynaklarımız yağmalanıyor.
Peşmerge, Kerkük’ te katliam yapıyor.
ABD, Irak’ a giriş ve çıkışları yasaklıyor.
Bütün bunlara karşı, HALA GÜNDELİK İŞLERLE TELAŞTA OLAN BİR İKTİDAR! Genel
Kurmay Başkanımız onları tekzip ediyor ve “Son 83 yılın en büyük tehlikesi ile
karşı karşıyayız” diyor haklı olarak.
EVET! EN BÜYÜK TEHLİKE; Türkiye üzerinde karanlık emelleri olanlarla, kendi
şahsi menfaatlerini ülke menfaatinin üzerinde tutup işbirliği yapan, küresel
güçlere payandalık yapan, simsarlık yapan, muhbirlik yapanların, Türk’ ün
ülkesinde kol geziyor olmasıdır.
Daha birkaç gün önce [Cumhurbaşkanımızdan veto yemeseydi] az daha yürürlüğe
girecek olan petrol yasa tasarısının içerisinde ihanetle eş değer hükümler
yerleştirenler ve benzeri birçok düzenlemede emeği ve imzası bulunanlar, en az
dağdaki eşkıya kadar bu vatan için tehlike arz etmektedir.
Global harami ile aynı karede fotograf vermeyi, BOP’ un eş başkanı olmayı
marifet sayan BAŞBAKAN, şimdi de Türk milliyetçilerine taktı, “Büyük Birlik
Partililer” e taktı.
Şurası unutulmamalıdır ki; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ ni başta Mustafa Kemal
Atatürk olmak üzere milliyetçiler kurdu. Atatürk, 10.yıl nutkunda,
cumhuriyetimizin kuruluş temelini, Türk kahramanlığı, yüksek Türk kültürü olarak
göstermiştir.
Müteveffa Hrant Dink’ in öldürülmesi hadisesi mazur görülecek, kınanmayacak bir
olay değildir. Ancak, böyle bir cenaze merasimini fırsat bilerek bölücülerin,
yıkıcıların, bindirilmiş kıtalarla iştirak ettikleri cenaze merasiminde “Hepimiz
Hırant’ız, Hepimiz Ermeniyiz!” demeleri, cinayetin arkasındakilerin gerçek
yüzünü göstermiştir.
Bu cinayet sonrasında ortaya konulan provokasyon, vahşi batının, küresel
eşkıyanın ülkemiz üzerinde oynadıkları oyunun son işaret fişekleridir.
Bu ülkeyi bölmek isteyenler;
- Hepimiz Ermeniyiz.
- Hepimiz Hırnt’ ız.
- Hepimiz kürdüz.
- Katil devlet diye böğürecekler, siyasi partilerden ses çıkmayacak, ne ala!
Burası Türkiye! Türk’ ün ülkesi. “Hepimiz Türk’ üz. Hepimiz Mehmed’iz. Mustafa
Kemaliz!” diyerek hezeyanlara cevap verdiğimiz için suçlanıyoruz.
Günlerdir Büyük Birlik Partisi’ ni dolaylı olarak işbu cinayetle
irtibatlandırmaya çalışanlar, cinayetin arkasındaki karanlık ilişkileri
gölgelemek isteyenlerdir.
Bu şekilde saldırılarla BBP’ nin önünü kesmek isteyenler, son aylarda BBP’ de
vukuu bulan gelişmeler karşısında dehşete kapılmışlardır.
Partimize katılımlar dalgalar halinde, kitleler halinde devam etmektedir.
Büyük Birlik Partisi’ nin kesinlikle suçlamalarla uzaktan yakından ilgisinin
olmadığı çok yakın zamanda anlaşılacaktır.
Cinayeti kimin işlediği veya işlettirdiği hususu umarım çok kısa bir zamanda
Türk adaletince netleştirilecektir.
Bu ve benzeri olaylarda gerçek suçlular, acaba cinayette isimleri ön plana
çıkartılanlar mı yoksa yıllar boyunca her türlü melaneti yapıp, hak ve özgürlük
kisvesi altında alçakça bu millete saldıranlar mı?
Yıllar boyunca AB’ ye gireceğiz diyerek taviz üstüne taviz verdiler
AB’ ye uyum sağlayacağız diye yasalarımız talan ettirildi.
Anayasa ve diğer kanunlarımızda devleti, milleti koruyucu hükümleri bir bir
kaldırdılar, marifet gibi. Katil başını affettiler. Teröristi affettiler.
Milli kazanımlarımızı bir bir heba ettiler. Bugüne kadar hükümet olanlar kendi,
elleriyle yaptıkları yasal düzenlemeler sonucu Türkiye’mizi bir suç, bir suçlu
cenneti haline getirdiler. Bizce esas suçlu, tam bir teslimiyetle AB’ ye, ABD’
ye, IMF’ ye boyun eğenlerdir. Ülke tam bir kaos yaşıyorsa bugün, bu durumun
müsebbipleri DÜN VE BUGÜN AYRIMI YAPMAKSIZIN ÜLKEYİ İDARE EDENLERDİR.
UNUTMAYALIM;
BU MEMLEKET DÜN TÜRK’ ÜNDÜ, BUGÜN DE TÜRK’ ÜN, YARIN DA TÜRK’ ÜN KALACAKTIR.
BİZ SELÇUKLU’NUN TORUNLARIYIZ. BİZ AZINLIK DA OLSA VATANDAŞLARIMIZI CENAB-I
ALLAH’ IN EMANETİ KABUL EDERİZ. KENDİLERİNİ ÜZERİMİZE ZİMMETLİ GÖRÜRÜZ. ONUN
CANI, MALI BİZE EMANETTİR. AMA BÖYLE YÜKSEK DUYGULARLA MÜCEHHEZ BİR MİLLETİN
MENSUPLARI DA VATANDAŞLIK BAĞI İLE BAĞLI OLDUKLARI TÜRKİYE CUMHURİYETİ’ NE
SADAKAT GÖSTERMEK MECBURİYETİNDEDİR. Bu sadakati göremediğimiz zaman tabii ki
bizler ve vatandaşlarımız çok üzülüyor.
Son cenaze merasiminde irkilerek seyrettiklerimiz hep bu sadakatsizliğin sonucu
ortaya çıkan manzara değil mi?
SORU : Cinayette BBP’ nin Suçlanmasına Ne Diyorsunuz?
ÖZBAŞ : Külliyen yalan, iftira, çamur at izi kalsın…Önce tetikçi Ogün’ ün
nizam-ı alem bağlantısı, daha sonra çeşitli fotograflar, büyük abi, küçük abi
muhabbetleri, ama BBP’ nin ve Sayın Yazıcıoğlu’ nun bu fotograflarla bir
ilgisinin olmadığı ortaya çıktı. Ama malum basın, içindeki düşmanlığı kusmaya
devam ediyor.
Bazıları suskun. Sağır mı oldular, kör mü oldular? BBP liderini suçlayarak bir
yere varamayacaklarını anlayan bu güruh, devletin çeşitli birimlerine çevirdi
namlularını, ateşe devam ediyorlar.
Esasında bunlarınki timsahın gözyaşları. ABD ve AB temsilcilerini cenaze
merasiminde görmediniz mi?
Bir cenaze levazımatçısının iştahı ile cenazeyi sahiplendiler. Çünkü ellerine
Türk’ ün varlığına karşı (sözüm ona ) yeni bir saldırı kozu geçti.
Bu kozu aleyhimize kullanmanın sevinci ile içerisinde cenazeye iştirak ettiler.
SORU : Gelelim 301 ‘nci maddeye. Kaldırılsın mı?
CEVAP : Ne münasebet. AB, TCK.301’ nci maddeyi kaldırın diye bize dayatıyor.
Niçin kaldıracakmışız? Kaldırılmasını isteyenler bu millete daha iyi hakaret
etsin diye mi? Devlet ve milletin varlık sebebine daha iyi saldırılsın diye mi?
Zaten taşlar bağlandı, köpekler salındı… UYAN EY MİLLET! ELİMİZDEKİ SON
MEVZİLERİ DE ELİMİZDEN ALMAK ÜZERELER! BU MEMLEKETTE TÜRKLER İKİNCİ SINIF İNSAN
MUAMELESİ GÖRÜYOR. TÜRKİYE, TÜRKLER’İNDİR. ZATEN TÜRKLER, BU ÜLKE İÇİN BEDEL
ÖDEMEMİŞ OLSALARDI, VATANIMIZIN ADI TÜRKİYE OLMAZDI.
Şimdi Türkiye’ de Türk’ ün varlığını yok etme savaşı veriliyor. Buna müsaade
etmeyeceğiz. Siyaseti de bu varlığı devam ettirmek, Türk insanını insanca
yaşatmak için yapıyoruz. Ne Mutlu Türk’ üm diyene!
SORU : Beyaz Berelileri Ne Diyorsunuz?
CEVAP : Bu soruyu bana değil, ülkedeki güvenlik güçlerine, psikologlara sorun.
Kendi gafletlerini, dalaletlerini, milliyetçilerin koydukları tepkilerle örtmeye
çalışan başta başvekil ve diğer yetkililer ülkenin ne hale geldiğini görsünler.
SORU : Çare Nedir?
CEVAP : Çare hukuk devleti ve kanun hâkimiyetinin sağlanmasından geçmektedir.
İçi boşaltılan yasalarımızı tekrar ihtiyaca göre düzenleyip uygun hale
getirmemiz lazım. AB, ABD ve IMF kanunları yerine, Türk’ ün müktesebatı
gerçekleştirmeli ve gaye Türk insanının mutluluğu ve yüceltilmesi olarak
düşünülmelidir. BBP olarak işte bu zorluk ve zorunluluklara talibiz.