Türk tarihine bir göz attığımızda hem kendi hem de diğer milletlerin kaderlerini değiştiren olayların altına imza atan bir millet olduğumuz görülür.
İstanbul’un
fethi dünya tarihini değiştiren bir olaydır. Bu millet Viyana kuşatmasında
aldığı yenilgi ile taarruz kabiliyetini kaybetmiş, savunmada kalmıştır. Bu
dönemde çok acılar çekilmiş, çok fazla toprak kaybı yaşanmıştır. Tarihimizde
önemli bir yeri olan Çanakkale savaşı ile savunma sona ermiş, tekrar taarruz
kabiliyeti kazanılmıştır. Çanakkale savaşı Türk ve dünya üzerinde sadece bir
savaş değil imparatorluklar yıkan dünya siyasetini değiştiren bir olgudur. Bu
savaş inanmış insanların vatanları için gösterdikleri kahramanlıklarla doludur.
Şanlı Türk ordusunun bu zaferinden dolayı düşmanlarımız bile saygı duymuşlardır.
Dünyanın her yerinden gelen ırkı, dili, dini farklı insanların birlikte koyun
koyuna yattıkları yer, bizim vatanımızdır, bu savaşın kahramanları da bizim
atalarımızdır.
Asker
ocağı Türk milleti için peygamber ocağı olduğundan kutsaldır. Bazı insanlarımız
vicdani red hakkı diye bir kavram ortaya attılar. Anlamını da askerliği red
etmek, askere gitmemek olarak söylüyorlar. Peki bu kişilere sormak gerekir
saçlarına kına yakılıp cepheye gönderilen onaltı yaşındaki çocuğun, 276 kg top
mermisini sırtında taşıyan Seyyid onbaşının, öğrencilerinin hepsinin gönüllü
olarak cepheye giden tıbbiyelilerin ve binlerce meçhul vatan evladının böyle bir
hakları yok muydu? Veya bu haklarını bilmiyorlar mıydı? Türk milletinin askerden
kaçmak için, ecdadının gittiği şanlı yoldan gitmemek için başkalarının
uşaklığını yapmak için sığındıkları bu vicdani red hakkını ben bir hukukçu
olarak tanımıyorum. Ne hukukumuzda nede kanunlarımızda böyle bir hak yoktur.
Olamazda. Çanakkale’de destan yazan bu milletin evlatları, onların inançları
doğrultusunda kendilerine yön vermek zorundadırlar. Çünkü onlar en kutsal mekân
olan şehitlik mertebesine ulaşmış insanlardır. Bizlerin görevi onların evlatları
olarak mukaddesimize yabancı el değdirmemek, bayrağımızı göklerimizde
dalgalandırmak ezanımızı susturmamak olmalı bunu yapabilmenin yolu da çalışan,
üreten, hakkı hak bilip hakkın yanında olan bir millet olmaktan geçer.
Ne mutlu
dalgalanan ay yıldızlı bayrağın altında hür yaşayanlara…
Saygılarımla.
Av. A . Turan Çetin
SİVAS
YENİHAFTA