Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkan Yardımcısı Dr. Selçuk Özdağ’ın geçtiğimiz günlerde yapılan Cumhuriyet mitingi ile ilgili yorumu:
İki Türkiye hep vardı zaten. Fakat kutuplaştıran, kamplara
bölen bir yaklaşımı kabul etmiyoruz.
Türkiye’de ezenler ve ezilenler vardır. Türkiye de üst sınıf haksız kazanç elde
edenler, darbeciler, jakobenlerdir. Alt sınıf ise ülkenin sade ve çaresiz
vatandaşlarıdır.Ekonomik, siyasi, kültürel hegemonyayı elinde tutan seçkinci,
jakoben, elitist, laikçi kesim ile gerçek halkın mücadelesi vardır.
Azınlıkta olanların seslerinin çok çıkması haksız elde ettikleri ekonomik ve
siyasal güçlerini kaybetmemek için yaptıkları bir takiyyedir.100 yıldır ülkeyi
gerçek sahipleri olan millete bırakmamak için milletle ve değerleri ile
dövüşüyorlar. Kurtarılmış bölgelerine, kamusal alanlar ekliyorlar sanal
tehlikeler icat ediyorlar.
Mum nasıl sönmek üzereyken ani bir alev alırsa, bunların son çırpınışlarıdır.
Gerçek adalet, gerçek demokrasi, gerçek hukuk, gerçek eğitim, gerçek gelir
dağılımı, gerçek bürokrasi geliyor. Gelen derin millet, derin değerler, derin
tarihtir.
İşgalcilerimiz, Türkiye’nin tarihi, milli ve manevi değerleriyle birlikte
demokrasiye kavuşmaması için ABD ve AB tarafından şöyle veya böyle
desteklenmektedir.
Artık sona gelinmiştir, bunların bugün sesleri çok çıkıyormuş gibi görünse de
gerçekte hegemonya ve zorbalıklarının daha geniş kitleler tarafından görülmüş
olmasının verdiği panik ve çırpınıştan başka bir şey değildir. İşgalcilerin
zihniyetleri ve savundukları değerler iflas etmiştir ve de demodedir. Millete
verecekleri bir şey yoktur.
Türkiye’de yeter söz ve irade milletindir demenin vakti gelmiştir. Güçlü,
bağımsız bir siyasi ve dini otoriteye ihtiyaç vardır. Evet, Türkiye demokrasi
içinde kalkınacak, cumhuriyeti yaşatacak, fakat zenginliği ve hukuku adil
dağıtacak, laiklik din düşmanlığı olarak takdim edilmeyecek bir ortamı tesis
edecek. Velhasıl millet, yani Doğu uyanıyor. Tarımdan, sanayileşmeye, bilgi
çağına, tarih, dil ve din şuuru ile ulaşmak istiyor.
Bu mitingte gerçek millet yoktur; yönlendirilmiş, bindirilmiş kıtalar, zihinleri
iğfal ve iğdiş edilmiş zorlama bir görüntüden ibarettir.
Gerçek halk 4 Kasım’da nerede durduğunu ve kim olduğunu herkese gösterecektir.
Türk Milleti vakurdur, ferasetlidir. Bugün taşkınlık yapmıyorsa sabrından
geleneğinden ve asaletindendir. Bugünkü sessizliğe kimse aldanmasın, bizlere
gerçek millete, sürü muamelesi yapanlara sandıkta demokrasi çerçevesinde cevap
vereceğiz.
Tabii ki mevcut iktidarın beceriksiz ve sorumsuz icraatları ve söylemleri de bu
hegemonik gücü daha da küstahlaşmıştır. Türkiye ‘yi 2 görüntülü halden bir
Türkiye’ye, kalabalıktan millete ve zayıf devletten güçlü devlete kavuşturacak
gerçek lider ve gerçek parti geliyor.