
ELLERİN YURDUNDA ÇİÇEK AÇARKEN,BENİM YURDUMA KAR YAĞIYOR GARDAŞIM.
BU SINIRI KİM ÇİZMİŞ GÖNLÜME DAR GELİYOR,DAR GELİYOR GARDAŞIM.
YAZICIOĞLU; Bugünkü sınırı koruyabilmek mümkün değildir.
Bunun içinde Irak’la Türkiye halkları arasındaki kardeşliğin dostluğun barışın
devam etmesi için iki ülkenin rızasıyla yeniden bir sınırın çizilmesi lazım.
”Google’dan uydudan kendi kapınızın adresini buluyorsunuz kapınızın önündeki
arabaların hareketlerini bile takip ediyorsunuz. Peki, biz neden sınır
boylarımızda böyle bir teknolojiden yararlanmayalım. Devletimiz fedakârlık
yapsın böyle bir uydu kiralasın. Ve terörle mücadele yasası bu anlamda
değiştirilsin.”
BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu, Hilal TV'de sabahları yayınlanan "Basında Bugün"
programına katılarak Feridun ve Arzu Erdoğral’ın sorularını yanıtladı.
- Terörün önlenmesi için Doğu’da yaşayan halkın ve özellikle gençlerin bir takım
istekleri var. Sizde bunları dile getirdiniz. Bunları biraz açar mısınız, orada
yaptığınız gezide gözlemleriniz neler?
- Çok zor bir dönemden geçtiğimiz açık. Böyle bir dönemde milli birlik ve
beraberliğe daha çok ihtiyaç var. Ben öncelikle bütün şehitlerimize Allah’tan
rahmet diliyorum. Gazilerimize minnet ve şükranlarımı sunuyorum. Başta aileleri
olmak üzerine bütün milletimize sabır ve metanet içerisinde milli bir kararlık
içerisinde birlik beraberlik temenni ediyorum.
Tabi ben son saldırıyı çok önemli buluyorum. Çünkü bu son iki saldırıda sızma
yapılmış bizzat birliklerimize yaklaşarak fiili olarak saldırılmış. Çünkü ondan
öncesinde işte insanlara para vererek başka sebeplerle taşeron olarak
kullandıkları insanlarla mayın döşüyor, eline cep telefonu veriyor, işte
askerlerimiz oradan geçerken mayını patlatıyordu. Yani bu çok kalleşçe vur kaç
taktikleriyle, teknolojiyi kullanarak yapılan eylemlerdi.
"TEDBİRLER PAKETİNİ CUMHURBAŞKANI'NA SUNDUM"
Terör örgütü, 1984’ten sonra en geniş çaplı baskın hareketini yapmış oldu. Bunun
ciddi şekilde irdelenmesi sorgulanması gerekiyordu. Ben bu çerçevede tabi ki
Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, güvenlik güçlerimizin yapması gerekenlerle ilgili
bir takım projeler ifade ettim. Bunu Cumhurbaşkanı’na da verdim.
Zaten çok daha önceleri yapmış olduğum açıklamalar vardı bu çerçevede. İşte
benim söylediğim o noktaya gerek hükümet ve gerekse güvenlik güçleri gelmiş
bulunuyor. Arka tarafta ekonomik, sosyal, eğitim gibi tedbirler ülkeyi
kalkındıracak, teröristlerin insan kaynağını, istismarı önleyecek tedbirler
önlemler alınırken, aynı zamanda hukuki önlemler de alınırken diğer tarafta
silahlı bir örgüt var karşınızda. Bu örgüt gizlidir.
Adam gündüz işinde akşam terörist. Tabi böyle bir örgüt karşısında düzenli
ordulara mücadele etmek mümkün değildir. Onlar görünmüyor bizim ki meydanda
geziyor. Tabi ki bundan zarar göreceğiz. Onun için çok iyi yetiştirilmiş,
anayasa üzerine yemin etmiş, hukuk bilgisine sahip ve karar verme ve bunu
kullanma yetkisine sahip özel timler kurmak lazım. Anti terör timleri.
"TERÖRLE MÜCADELE YÖNTEMİ DEĞİŞTİRİLMELİ"
İçeride bunu özel harekât timleri ile aynı ölçüde yetiştirilmiş olarak sınır ve
sınır ötesinde de özel kuvvetler marifetiyle bunlar yapılmalıdır diyorum. Bu
günkü terörle mücadele konsepti mutlaka değişsin. Mobil hareketli yeri
geldiğinde tek başına, yeri geldiğinde üç beş kişi operasyon yapabilecek yetki
ve kabiliyette vatan evlatlarımızla bu mücadeleyi yapmalıyız.
İçeride ve dışarıda direk bunların yuvalarını dağıtma emri almalı bunlar.
Elebaşlarını da halletme emri almalıdır. Paketleyip getirebiliyorsa getirecek,
getiremiyorsa yerinde imha edecek. Bunun başka bir yolu yordamı yok. Bu sınır
ötesi ve okyanus ötesi diye de ayırım yapmayacak. Nerde ise orada bulacak.
"ULUSLARARASI HUKUK BUSH'A YOK DA BİZE Mİ VAR?"
Efendim "Biz bunu yaparsak işte uluslararası hukuk vesaire" gibi bir çok şey
çıkarıyorlar. Halbuki ABD başkanı Bush, "11 Eylül olayından sonra dedi ki
intikam alınacak, mağaralarında inlerinde imha edilecek" demişti. Peki, onların
teröristleri için uluslararası hukuk dinlenmiyor da, niye bize gelince böyle
oluyor. Bunun için yeni bir konsept dedim.
Tabi bu önerilerimi yaparken sır boyu uydu kiralayalım onunla gözetleyelim. Yani
bugün biliyorsunuz Google’dan uydudan kendi kapınızın adresini buluyorsunuz
kapınızın önündeki arabaların hareketlerini bile takip ediyorsunuz.
Peki, biz neden sınır boylarımızda böyle bir teknolojiden yararlanmayalım.
Devletimiz fedakârlık yapsın böyle bir uydu kiralasın. Ve terörle mücadele
yasası bu anlamda değiştirilsin dedim. Bunları teklif ederken öbür tarafta da
son anı bir daha tespit edeyim diye Diyarbakır, Mardin ve Şırnak illerini
kapsayan bazı ilçelerine de gittim.
Bir gezi düzenledik. Başkanlık divanı toplantımızı Şırnak’ta yaptık. Ondan sonra
bu gezim sırasında öncelikle tabi Mardinlilere buradan çok teşekkür ediyorum.
Mardin’e girdiğimizde her taraf bayraklarla donatılmıştı. Ben oradaki bu
kararlılık dolayısıyla teşekkür ediyorum. Şırnak’a gittiğimizde de orada da
vatandaşımız gayet sakin gözüküyor.
"ULUSAL MEDYA GÜNEYDOĞULUYU TERÖRİST GİBİ TANITIYOR"
Her hangi bir güvenlik önlemi almadan vatandaşın içerisinde gezdim. Gece saat
22:30’da ben sokakta gördüğüm birkaç genç varsa hemen arabadan indim ben ne
yapıyorsunuz, nasılsınız, nerden geliyorsunuz diye kendileriyle sohbet ettim.
"Ne istiyorsunuz?" dedim, gençlerin söylediği birincisi "Huzur istiyoruz,
kaliteli eğitim istiyoruz, buraya kalıcı öğretmenlerin gelmesini istiyoruz ve
üniversitemiz olsun, yatırım olsun işsizliğe çare üretilsin." Ve ulusal medyadan
şikâyetçiyiz bizi çok kötü tanıtıyorlar. Sanki burası kuşatılmış hepimiz birer
terörist adayıyız gibi gösteriliyoruz. Ve buraya gelmek isteyenler gelmiyorlar.
Kamu görevlileri buraya geleceği zaman korkutuluyor, ürkütülüyor. Halbuki bakın
biz misafirperver insanlarız ve sair diye gençlerle sohbet ettik.
- Yeni bir Irak sınırı çizilsin istediğinizin haberleri medya da yer aldı, bunu
gerekçesini biraz açar mısınız?
- Bildiğiniz gibi Ortadoğu'daki harita Ortadoğu'daki halkların rızasıyla
çizilmiş değil. Musul Kerkük bizden koparıldı o zaman İngilizler'in dayatmasıyla
böyle bir sınır çizildi.
Bugünkü sınırı koruyabilmek mümkün değildir. Bunun içinde Irak’la Türkiye
halkları arasındaki kardeşliğin dostluğun barışın devam etmesi için iki ülkenin
rızasıyla yeniden bir sınırın çizilmesi lazım. Ama bu sınırdan biz zarar
gördüğümüze göre biz temenni ediyoruz ki diplomasi yoluyla yeni açılım
yapılabilir.
Eğer bu olmazsa güç kullanmak suretiyle her halükarda biz yeniden bu Irak
sınırını yeniden çizmek zorundayız. En az 35 kilometre girmek suretiyle orada
bir tampon bölge oluşturmak ve sırtımızı Gabar dağına Cudi dağına vererek
ülkemizi korumamız lazım.