|
|
Kıymetli basın mensupları öncelikli olarak nisan ayı içerisinde bulunan bazı önemli günlerin kutlamasını yaparak sözlerime başlamak istiyorum…
Kutlu Doğum Haftası, Polis Teşkilatı’nın Kuruluş Günü, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
Değerli basın mensupları;
"301'E KARŞIYIZ, KARŞI ÇIKMAYA DEVAM EDECEĞİZ"
"301'in değişmesine de karşıyız, eleştiri maksadıyla yapılacak her konuşma
yapılabilir, ancak kimsenin milli varlığımıza ve kutsal değerlerimize, tarihine
hakaret etme hakkının insan hakkı olarak görmüyorum. Bunu insan hakkı olarak
görenler milletimizi insan olarak görmüyor demektir.
Niye inanç özgürlüğü söz konusu olunca aynı militanlığı yapmıyorsunuz? 301.
Maddenin ardından başka değişiklikler de gündeme gelebilir."
“TCK’nun 301. maddesinin değişmesi halinde, “Büyük Türk milletine, değerlerine,
askerine, mahkemelerine, hükümetine hakaretin adı ‘özgürlük’ olacak” “Sayın
Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in tavrından Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ve
Türk milletinin gizli/açık düşmanlarının emellerine kavuşacakları
anlaşılmaktadır”
Büyük Türk milletinin ve Türkiye Devleti’nin gizli, açık düşmanları koro halinde
arkalarına AB’yi ve Soros vakıflarını arkasına alarak, ısrarla bu maddenin
değişmesini istemektedir. Yüzde 47 oy almış bir hükümet olarak, millete,
hakareti serbest bıraktırmayınız” diyoruz ve sizi uyarıyoruz..
301. maddenin değiştirilmesi konusunu TBMM’ye getiren 60. hükümet, Lozan’la
tarifi yapılan Kürt’üyle-Türkmen’iyle, Çerkez’i-Laz’ıyla adı Türk olan 75
milyonumuzun değerlerine hakaret hakkı verecektir. Bu, milletimize yapılacak en
büyük kötülüktür ve siyasi intihardır.
Vakıflar yasası Lozan anlaşmasını delmekle kalmayıp, rejimi dahi tehdit edecek
sonuçlar doğuracaktır. “Vakıflar yasası ülkemizin ve milletimizin geleceğini
hedef tahtasına koyacak riskleri içinde barındırıyor. SOROS’ UN kendi ifadesiyle
‘Benim vakıflarım birçok ülkede rejim değiştirmiştir’ sözünün Türkiye’de de
gerçekleşme ihtimali vardır. Türkiye Filistin’e mi dönecek. Milletin gündemi ile
iktidarın gündemi örtüşmüyor.
SOSYAL GÜVENLİK YASASI ÇALIŞANLARA İŞKENCEDİR!
Daha dün sayılabilecek Çankaya’nın şişmanı işçi düşmanı diyenler neden bugün sus
pus oluyorlar. Onca sendikalar, sivil toplum örgütleri o gün kü Özal’ın
çıkardığı yasalara tepki vermişlerdi. bugün neredeler… Ücret sendikacılığı
yapanlar bugün kıdem tazminatlarını kaybedecek duruma gelmiş çalışanların
haklarını neden savunmuyorlar. Sosyal güvenlik yasası 65 yaş ortalaması ile
Türkiye’nin gerçekleri örtüşmüyor.
Tabiî ki bu sonuç doğal olarak mezarda emekliliği getirmektedir. Biz burada
sivil toplum kuruluşlarını ve sendikaları daha duyarlı olmaya davet ediyoruz.
Katılımlarınızdan dolayı teşekkür ediyorum…
Ahmet Gezici
İlçe Başkanı
|
|